8 Mart 1972

MEVLÂNA’yım ben!

1 ‘Suyun akışından ses alan, gönlüne huzur veren, güzeli verenden bilene geldik. desem yersiz olmaz, AŞK’ta riya aranmaz. ÖZ ile söz uymasa bile; söz günün olayından., gönül olayın dolayından yön alır. Yönde ne rüzgar, ne bulut arama, görgünü uzaktan tarama. Yel ile gelenden şikayet etme, sel ile gider.

2 Gölgede güneş ararsan, güne bak derim. Yamayı gönle vuran, olaya söz edendir. Gönül, söz kaldırmaz. Kandilde ışık ararsan, yağını eksik etme. Günün konusunda, dünya kokusu var dedim; dünyaya bağ kuranlara güldüm. Sana değil, cümleye.

3 Dilekler elbet sonsuz. Neden dilemeyelim, VEREN’den istemeyelim? ‘İstemeyin.’ demeye değil, ‘Unutmayın.’ demeye gelirim. O’ndan istemek, O’nu anmaktır, vereceğine inanmaktır. Ne var ki, ‘Olsa olmasa O’ndandır.’ diyebilmek, hayır olana inanmak gerek. İsteyelim, sonsuz isteklerde bulunalım. Yalnız ‘Ben aldım, ben kazandım.’ demeyelim. ‘O VERDİ, NASİP ETTİ.’ diyelim, VARLIĞI’na sonsuz şükürler edelim. Küflenmiş fikirleri silelim. 

4 ‘Sahipsiz olandan uzak dur.’ diyene, ‘SAHİB’ini ona da öğretelim.’ diyelim. Gücün yetmese de, zillete düşene yüz çevirme. Gücün yetmese dedim. Zillete düşene el vermek, kula güç gelir. Ne var ki sevabı büyük olur. Kulun hatası, senin zararına olsa da; af yoluna git ki, kazancın büyük olsun. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.

5 Hurmayı dalda olduran, olanda sepete dolduran bir midir? Olduran ALLAH’ım, sepete dolduran kul. MESNEVİ’den desek, ne gerekir. Günde sofra kurulur; MESNEVİ kuru yemişe benzer, günde ağacımızda taze meyve var. Ham olanı vermeyiz, bekle olsun deriz. Sorulanı dedim, meyvenin ham olduğunu söyledim. Olacak beklensin. Unutulmasın, meyve ağaçta, ne var ki ham.

6 YUNUS’um der ki: “Arıya benzesem, gücünce balını alsam, cümleye versem; ben mi öğünürüm, arı mı yoksa çiçek mi? Çiçek verdi, arı aldı, ben dağıttım. Öğüntü ne bende, ne arıda, ne çiçekte. Her yaratılan, YARATTIĞI için vazifede.”

7 Kuruntuyu silelim, olacak en hayırdır bilelim. Güneşi aydın gördüğümüz gibi, olaylara da bakalım. Eğer gölge düştü ise, ‘Buluttur geçer.’ diyelim. Rahmetten zahmet beklenmez, çünkü verilenden şüphe edilmez. Görgüyü elde günde arama, gönülde soru bırakma; yol arayana, yüzünü çevirme. ‘Gayret.’ dedim, olayda yardımcı oldum. (h’ye) “Unutulmasın.” dendi, selamı geldi, resmini aldı. “ULU’num.” dediği; günden gayretini verdi, anıldıkça geldi.

8 Yaprakta gördüğün nedir? Yeşilin rengi, her gönülde dengi. Sarıyı arasam da, mavide derini bulsam da; morda rengin ahengine dalarım, kırmızı diye yanarım. Turuncuda gökyüzü tutuştu zannederim, pembe de sükun bulurum, onda döner dönerim. 

9 Kelebek olmayı dilemedim, kuzuyu sarmayı denemedim, yalanı bohça yapıp dermedim. Ben, ben olduğum, O’ndan geldiğim için övünürüm. O’nu bulduğum için sevinirim. Sizlere de sözüm, Olduğunuz haliniz en güzeli, yaratıldığınız haliniz en uygunu deyim. O’ndan geldiğiniz için övünün. Sırtınızı sadece O’na dayayın. Hiçbir güç, O’na dayananı yıkamaz, O’nun binasını yakamaz. 

10 Sorular yerini bulur, sevgi gönülde olur. Ne kulun sevgisini ispata, ne yoluna şahide lüzum yoktur. Kul kulu seviyorsa gönlündedir. Sergiye koyuyorsa dilindedir. Meyveyi olduran, olduğunu bildiren rengidir. Olmuşu ele aldın mı, ağzına koydun mu; beklediğin günleri unutursun. n’nin yanında olana dedim. Gösteriye ne hacet. Riya olmayan yerde, gocunma da olmaz. Hata bulan uzak gitmez, hataya kendi düştüğünü anlar. Düşünülen gibi olmasa da, yoldan çıkmaz, öteye gitmez. Gemiye kaptan olsa, dümeni itaat etmez. Çünkü hayır olmayana, ALLAH’ım izin vermez. Günümün hasretini duyanın, gönlünü öyle oyalayanın; gözünü olduğu güne çevirmesini dilerim. Ne o gün iyi, ne bugün kötüdür. Her gün hayırlıdır. Çünkü her gün O’ndan. Dünyanın dönüşü günleri ayırır, günler kulları doyurur. ALLAH’ım her kulunu kayırır. Günahkar kulunu da mı derseniz; o, O’nun kulu değil midir? Cezasını çekti dediğiniz, aslında ona lütuftur. Mümin olan bilir, her kulun uyandığı bir gün olur. Yeter ki ‘ALLAH’ım.’ diyelim, O’ndanız bilelim. Benden geçelim, sende-bende cümlede, O’nu bulalım. Çünkü ne sen-sensin, ne de ben-benim. Cümlemiz O’yuz. Mademki O’ndanız, O’nun NURU’ndanız.

11 Yumuşak olandan, kumu seçtik, taşı basmadan geçtik, AŞK’ına şüphesiz düştük. “Ağaç bulsam, huzura varsam.” diyenin, selamını getirdik. “Bana uydukça, selamım onunladır, yolumuz gücüncedir.” dedik. ULU’su geldi. HACI BAYRAM VELİ: “Yazdık çizelim, hediyesini verelim. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun, cümleniz aydın yol bulsun.”

12 MEVLÂNA’yım ben. Gönüllerinize uyanın, selametinize kapı açtığı görülsün. ALLAH’ıma her kulu, gönlüne koyduracak el buldursun.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

zillet: aşağılık, hakirlik, alçaklık.