|
17 Nisan 1972 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kuzuda ses, ne olsa tatlı gelir; kulda gönlü huzura vardırır. Günün gecesine, sözün tatlısına gelelim; cümlenizi selamlayalım. 2 Bedenin gelişmesi, gönlün oluşması için; ALLAH’ım kainata
düzen kurmuş. Kulun gördüğü de, bu düzendir. Hiçbir varlık, kulun ne
bünyesine, ne kaderine hükmedemez. ‘Cin tayfası.’ diyen, YARATAN’ın YÜCE
VARLIĞI’na ortaklar saymış olur. YÜCE VARLIK, kuluna hükmeden ortak
yaratmadı. HÜKÜM, TEK BİR VARLIK olan ALLAH’ımdadır. Sana hükmeden bir
varlığa inandığın anda, ‘ALLAH.’ değil ‘TANRILAR.’ demiş
olursun. Yazanın, gafletten değil; bilerek yapılan, hataya düşüren, kulu
şaşırtan, kendine taht kurmaya çalışan. Senin kaderin, ALLAH’ımın
elinde. ALLAH’ım kaderi kuluna bildirseydi, SEVGİLİ RESULÜ’ne bildirirdi.
RESULÜMÜZ kaderini bileydi, çevirmeye gücü yeteydi; SEVGİLİ
FATMA’sına, ‘Evlat edinme, derdine yanma.’ derdi. ALLAH’ım sadece güzellik
yarattı. Çünkü yarattığına KENDİ’nden verdi, kulunda en güzel
şekilde ifade etti. 3 Yudum-yudum alanda, taş misali ufalanda; nelerin gizli olduğu, meydana çıkar. 4 Yolumuzda siyasete yer verilmesin. Gönüllerden anda çıkarılsın. Her olay, YÜCE’den gelendir, çağırılanda gidendir. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|