7 Haziran 1972

MEVLÂNA’yım ben!

1 YÜCE’nin YOLU’nda, cümlenin kolundayım, her sevenin gönlündeyim. ‘Selam.’ dedim sizlere.

2 ‘Yumuşak yol bulalım, doğruyu gösterelim.’ demek, uygundur elbet. Ne var ki, ‘Uymam.’ diyene üzüntü etmek yersiz. Hiçbir olay olmaz düzensiz. Her olay yerini bulur, her dalgalı deniz, gün gelir durulur. Şüpheniz olmasın, söz nasıl döner denmesin. Üzerinde durulmasın. Günün dumanı, gün gelir dağılır.

3 Nazda hata gönülden gelmez, sohbette hataya düşülmez. Sorduğu günde söyledim, ‘Hayır olaydır.’ dedim. Hata etmesin, yazılana karşı gelmesin. En başta soruldu, hayır olan verildi. Söz edilmesin, üzerinde durulmasın. Üzerine varılanda, kendinde gayeden uzak hayal kurar. Kendi haline kaldığında, hakikati bulur. Kaydı yapılan, kumuna eklenendir, gününde beklenendir. Sazı eline alan, ‘Çalmasını bilmem.’ der. Öğrendikte, elinden bırakmak istemez. Andaki durum budur. 

4 HÜSAMETTİN der ki: “Kulak ile aldığımda, döndüm, unuttum. Kalem ile yazdığımda, günde dahi gördüm.”

5 Gönlünüzce olacak, düzenini bulacak; el ile söylenen, dilden gelecek. Sohbette hata olmayacak. Sıraya girdi. Alsa ne olacak, almasa ne olacak? Her olay yerini bulacak. Gün ile gecede ayrım yapmazsan, ayın ortasında beklersin. Müsterih olasınız. Her karanlık gecede, parlak ayı gördünüz, onunla teselli buldunuz. Günün güneşinde, kayguya ne hacet. Gözüm kamaştı mı dersiniz?

6 Komşuyu komşudan ayıracak, kanuna karşı geleni bulacak, HAK’ta olanı koruyacak. Günü geldiğinde, oynadığın kağıda rest dersen, müsterih ol. Yazını beraber yazarız, beraber yazdığımız yazı onlara rest gibi gelir. Kendi ellerini kendileri çeker. Çünkü resti görmeye cesaret edemeyecekler. Elbet kalmaz. Elinde mi? Yel ile gelen, sel ile gider. Bizde kumu kalır. Zaten beklediğimiz ne? Yer mi güzel, ser mi?

7 ALLAH’ım her kulunun yolunu açar, düzenini kurar. Kulun gayreti, boştan boş. Demeyin olmaz mı? Olacak. Kul hayrette kalacak. ‘Nerde aradım, nerde buldum.’ diyecek. Hayretin olacağını söyledim. Sabır. Bekle gör. Hayretin gayretten olmadığı görülecek. Çocuk niye üzülsün? Günü yazıldığında, yosunlar kıyıya vardığında. Yosunlar kıyıya, durgun denizde varır mı? Deniz dalgalandı diye, şikayete yer yok. Olmayacak yok. Çünkü olmayacağa niyet açılmamış, hayırdan kaçılmamış.

8 Ağıza verilen tatlı gelsin. Gönülde biriken, yolundan alsın. Güzellik olandır, bilinsin. Nasip uzakta değil yakındadır. ‘Huysuzda, huyun çirkini.’ denmesin. Huyun en güzeli, dumanda dahi dengini bulandır. Huyun en güzeli; CANLAR’ı birbirine bağlayandır, AŞK’ını cümleye bildirendir. Hataya düşmeyelim, sözümüzden şaşmayalım. ‘Dileğim olsun.’ dediğimizde, dönüşe yer vermeyelim. Çıkılan yol, yazılandır. Vazifem; kulunu aydınlatmak, dilediği huzuru vermektir.

9 'Gölde balık avlamasın, kavşakta kuş beklemesin.’ de, oğula söyle. Sana değil. Konuk gelene, oğuldan sorana.

10 Sözümüz selam ile biter, gönlümüz cümlenizi kucaklar.

11 ALLAH’a emanet olasınız, her olayda selameti bulasınız.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH