12 Ağustos 1972

MEVLÂNA’yım ben!

1 Selamım YÜCE’dendir, gönüller sevgidendir. Sevmekte bulduğunu, övmekte göremezsin. Dilde olanı gönüle akıttı isen, gönülde AŞK ateşini yaktı isen; duvarda örtü kalmaz, dünyayı duman sarmaz. Çiçek güneşten solmaz, susuz kalmadı ise. Kucak dolusu selam ile geldim, cümlenizi selamladım.

2 Beyinde gördüğünü, yürekte bulamazsın; ciğer ile böbreği bağlayamazsın. Ne var ki, hiçbirinden noksansız yaşayamazsın. Davarın gidişinde ahenk görüldü ise birliktendir. Çünkü davar, birliği bozmaz, bozanı affetmez. 

3 YUNUS’um geldi, “EYVALLAH.” dedi. “Savaşın güdücüsü mümin ise, kaybetmesinden korkmayın. Çünkü savaşı ALLAH’ım ADINA açar, hak olmayandan kaçar. Buğday tarlasında ekmeden, çıkan otu aralamazsan; buğdayı da körletir. Mümin kul ile yobazı ayırmazsan; ‘Yolcu olayım.’ diyenin yolunu kapatır. Kaseye bal mı koysam, şarap mı? Balın şerbeti hoştur, şarabı içen sarhoştur. Önce balı içelim, sevelim; şarabı içelim, sarhoş olalım. Bal ile arıyı ayırmazsan, sevgini vermiş olursun. Yanlış anlaşılmasın, balı almayın demedim. Balcı olmasa, balı yiyemezsin; hancı olmasa, durak bulamazsın; durak olmasa, yola dayanamazsın.” dedi, selamladı gitti.

4 Seymende güç görelim, gücü sevgimiz ile verelim. Sevelim ki, sevmesini bekleyelim.

5 Yediğin yemeğin olmadan, oldu dediğin her olayda; sabırsızlık etmiş olursun, kendinde hata bulursun. Hatayı önce düşün, yapmamaya çalış. Gönül ile konuştuk, hatayı günde silmeye çalıştık.

6 KAYGUSUZ der ki: “Yanmadığımı sandılar, beni tefe koydular. Dünya halimi ben bilmeden sildiler. Yoluma yardımcı oldular. Kazancım şuradan oldu ki; onlar dediler, ben aldım. Her kınadıkları halime, ‘EYVALLAH, siz haklısınız.’ dedim. Kendimi handan ötede buldum. ‘EYVALLAH.’ deseydim, hakkım deyip arasaydım; dünyada kök salardım. Aramadan bulduğum yolumu, kandil ile aradım. Kaygunun temeli, toprağa kök salmaktır. Yaprak olmak güzel, çünkü kökten aldığı halde bağlı değil. ‘Ağaç ULULAR değil midir?’ derseniz; ULULAR’ın, kulları için kök atmış niyetleridir. Sadece yaprak için yaşar. Kaygusuzlukta buldum huzuru, cennette aradım hazırı. Aramayan bulurmuş, KABE’de mekan kurarmış, yumuşak yolunda kumunu elermiş. CANAN için helva karmak, kullarına nasip dağıtmaktır. EYVALLAH.” dedi, KAYGUSUZ yürüdü.

7 Gölde durgun su dersen, nehire yürü. Huyu ile gelene, selamın verildi, ‘ALLAH’ım RAZI olsun.’ denildi.

8 Sohbette olmasam da, gününde vermesem de; gönüller bir oldukta, ‘ALLAH’ım.’ denildikte, ayrılık görülmez. 

9 HAZRETİ AYİŞE der ki: “Kaçınan olmadan, gocunma. Bilmeden yüründükte; hak olanı görürsün, nasibini bilirsin. Kaçınma olan,  HAK’tan gelendir. ‘Öyle mi, böyle mi?’ diyen, kaçınandır. Gocunma, kuldan bilendir. ‘Tencerem büyük olsa, aşım çokça kaynasa.’ dersin, ateşe koyarsın. Nasibin olmayan, tencereyi de götürür.”

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH