|
20 Ağustos 1972 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kati olan nedir, elde kalan nedendir, güzel denen kimdendir? Yazıldığı gündendir, çözüldüğü değil. Çözüm, kulun ömründendir. 2 Güğüm dolusu şerbet alsan, sadece midenin alacağı kadar içersin. Güzellik, aldığımızdandır. Alamadı isek, görgümüz eksilir; güzeli siler, çirkini görürsün. Onun için ‘Alayım, yazılanı mal edeyim ki, çirkini sileyim.’ demek gereklidir. 3 Kahrım nedendir bilir misiniz? Güzelin güzelliğini göremeyen içindir. Morun kaldığı yerde, yeşilin dolduğu yerde, turuncunun doğduğu yerde, sarının bağlandığı yerde, kırmızının dağlandığı yerde, mavinin dürüldüğü yerde, pembenin sarıldığı yerde; AŞK’ım gezinir. 4 Her kul aşık olmaya özenir, ne var ki AŞK gönülde beslenir. ‘AŞK’ını ver doyayım, kendimi sende bileyim.’ dersen; ne sen, ne ben, AŞK sadece O’nadır. Ben sana veremem, senden olamam. Yoluma gidene, yoldaş olurum. Ne var ki, sarıdan neşe bulmayan, yeşilden sevgi duymayan, kırmızıyı korkuya veren, moru ‘Uzaktır.’ diyen, turuncuyu raf üstüne kaldıran, maviyi gökyüzüne yükselten; unutmasın ki renkler, bir kuşaktır ayıramazsın, sadece özelliğini görürsün, öyle ayırırsın. Değirmen dönmez mi, rüzgar üfürmez mi, suyunu akıtmaz mı? Neyi nerde tasa edersin, rüzgardan niye umut kesersin? Kuşakta düğüm var ise, belde hata arama. Belin hatası var ise, kuşağı bağlama. ‘Gönül yorgun.’ dersen, koşup dağlama; koşup da kuluna, hata yükleme. 5 KAYGUSUZ der ki: “Cümlesi beni hatalı kıldılar, her kulun hatasını bana yüklediler. Ne var ki; suçlayan beden
ağırlığına, onlar düştüler. Ben; aldığım, ‘EYVALLAH.’ dediğim
yük için, bir mertebe yükseldim. Dünyada bilmedim, bileydim yüklenmezdim. Elbet
başkasının günahına değil, sevabına ortak olmak dilerdim. ALLAH’ımı
hep beraber, bulmak isterdim.” 6 Güzellik uymadadır, KAYGUSUZ bunu bilir. Bildiği için uyar. Ne var ki mertebeyi, cümle ile diler. ‘Cümlenin arasında olayım, onlardan gayrı kalmayım.’ der, mertebesini cümle ile paylaşmak ister. Mertebesini paylaşamaz, çünkü ona da YÜCE’den verilmiştir. Sadece, dileyebilir. 7 Yerme kaderini, dürmeye çalışma. ‘Olayları önleyim, önceden
tedbir alayım.’ dersen, elbet ‘Tedbir alayım.’ diyen yanılır. Aymaya gönül açan,
kendinde AŞK’ını seçendir. Kamayı eline aldı isen, ‘Güçlüyüm.’ deme. Unutma ki, elindeki kama seni
de yaralayabilir. Güzellik; güzele demek değil, çirkin gördüğünü
gönülden silmektir. Yanlış anlaşılmasın, çirkin gördüğünü tatbik
etme. 8 Nefsin çirkin gördüğü, gönülde sevgi bulmaz. Sevgi silindiği an, gönül yerinde olmaz, ALLAH’ı ile dolmaz. Çünkü ALLAH ile dolu olan gönül, çirkin görmez. Çirkini silmek odur. 9 Güneşte bulduğunu, elbet ayda göremezsin. Ne var ki, güneş daha güzel diye ayı silemezsin. ‘Yıldızları sayalım, yerine yerleştirelim.’ diyebilir misin, gücüne güvenebilir misin? Sahraya gidenin aradığı sudur, deryada yüzenin aradığı yoldur, kulun özlediği YÜCE’dir. Her aranan yol, O’nun içindir. Sen ara, hangi yol açılırsa yürü. Unutma ki netice O’dur. Çünkü gönül ile varılır. Madem ki dilek O’dur, gönül ile bulunur. 10 Cümlenize ‘EYVALLAH.’ diyelim, sözümüzü gelen güne bırakalım. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|