|
7 Aralık 1972 MEVLÂNA’yım 1 Hoş gördüm, hoşnut oldum. Olayda teferruatı sildim, aslına
girdim. Girişte selamet görünüz. 3“ Selam.” dedi geldi, YUNUS’um sözü aldı. “Bülbülü yuvada gördü isen, ürkütme. ‘Meyveyi dikeyim mi, kökünü sulayım mı?’ diyene. Yanında olana. Kuyudan ses almasın. Kendine öğüt verenden uzak kalmasın. Gelene uysun. Kamuya uymayan, sese kulak vermeyendir. Açılan kapıdan geçilir, verilen elden tutulur. ALLAH’ıma havale edildikte, kuruntu arkaya atılır. ALLAH’ım yazdığını bozmaz, hayır olmayanı kuluna yazmaz. Senin çile dediğin her olay, aydın kapının kilididir. Her aydın olayın kilidi vardır, anahtarı kulun elindedir. Kul sabırdan uzak kaldıkça; ne kilidi bulabilir, ne kapıyı açabilir. Sabırsızlık kulu oyalar, gönlünü bulandırır. Unutulmasın, ALLAH’ım her olayı, kulunun hayrına yazar. Çevrede gördüğün, ‘Uymazsa?’ dediğin, senin kuruntundandır. Yanında olanın karındaşına. 4 Kazanmadığın yazıda kâr arar mısın? Kazmadığın
toprağa çiçek diker misin? Dikilmemiş toprağı sular mısın? Toprağı
kaz, çiçeği dik, kökünü sula. ALLAH’ıma havale edildikte, çiçeğin
tutar. Kurur diye korkma, hiçbir olayda hatalı arama. Çünkü olayları kul
değil ALLAH’ım hazırlar. Kayıtta yazılanın dışına çıkabilir misin? Dünyanın
düzenini bozabilir misin? ‘Gidene engel
olayım, gelene karşı durayım.’ diyebilir misin? ‘Pişen aş,
benimdir.’ diyebilir misin? Sen pişirdin, bakalım nasibin midir? 5 ALLAH’ımdan olan her olaya ‘EYVALLAH.’ diyelim, O’ndan GELEN’in hayır
olduğunu bilelim. Geçlikte güçlük aramayalım. Zorluk çıkarmak, kula
yaraşmaz. 6 “Kucak dolusu sevgim ile geldim, ‘YUNUS’um.’ dedim. Cümlede yeşili, samanda sarıyı, gökte maviyi gördüm. Gümüşe gönül koyana, ‘Altına baksan.’ dedim. Kainatın verdiğini, kulu eğittiğini; mümin olan her kul bilir. Yolunu gece yıldız ile alan, günde yönünü gölgesinden bulur. Güneş’ten maksat RESULÜ değil mi? Onun Yolu’nda olan, kendini bulmuş olur. Kendini bulan, yönünü tayin eder. Nasıl ki güneşin verdiği, gölgesinden bulduğu gibi. Yıldızın vazifesi, güne çıkarmaktır. 7 ‘Olmuş mu?’ dersen; ‘Olacak.’ deyim, kandile yağı doldurayım.
Sepetten almadığın, sedefte bulmadığındır; gönüle koymadığın,
kaderin yazmadığıdır. Duvar ören, çatıyı örter. Kılıfı diken, pamuğu
dolduran. Komşu derse desin, senin gönlün yatsın. Yeteri yetsin, kumaşı
ölçsün, ‘EYVALLAH.’ densin. Uygun olana. 8 Dikilen ağaçta, yaprak sayılmaz; ağaç bakımlı ise, meyvesi dökülmez. Kuşun uçtuğu yer, kula söz vermez. Söz; kulun olduğu yerde, cümleyi gördüğü yerdedir. ‘Ayrı olayım, rahatı bulayım.’ diyen, rahatın ne olduğunu bilmeyendir. Meyveyi yemek için, olmasını beklersin. ‘Oldu mu?’ dersen, ‘Yemeyi dene.’ derim.” 9 HACI BAYRAM VELİ geldi. “ ‘Yanındaki kim?’ derseniz, değil. Yanındakinin
ULU’su AKŞEMSETTİN. ‘Ya benimki kim?’ diyene söyleyim, ‘EYVALLAH.’
deyip gideyim. VEFA HAZRETLERİ.” Selamladı gitti. Hayır, her kulun gönlüne doldu; çiçekte-böcekte, en
güzeli gördü. 10 Sevmekten uzak kalan; gün gelir yalnızlık acısına düşer, sevgiye o zaman düşer. Yediğini yemediğini sev, gördüğünü bulmadığını sev, duyduğunu almadığını sev, senin olanı benim olanı sev, senin olmayanı benden gelmeyeni sev. Cümleye. Sev ki, sevgide selamete eresin; sev ki CANAN’da CAN’ını bulursun. ‘Ben O’yum!’ demek için, O’ndan OLAN’ı sevmen gerekir. ALLAH’ıma ‘Ben SEN’in ileyim.’ demek için; O’na katılman gerekir, O’nun VASIFLARI’na aynen itaat etmen gerekir. Hiçbir şey yapmazsan, suçta suçlu ararsın. Suçlu, ALLAH’ım mıdır? Madem ki her olay O’ndan? Suça suçlu değil, suça örtü ara. Örtü demekten maksat, üzerine çiçekler dik. Gören ‘Ne güzel.’ desin, hatayı güzel görsün. “Kucak dolusu sevgim ile geldim, sorana üç kelime ile sözümü bağladım.” dedi. Dendiğinde, söz senden değil YÜCE’dendir. VEFA HAZRETLERİ söyledi gitti. EYVALLAH diyelim, cümleyi selamlayalım. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|