|
9 Mart 1973 MEVLÂNA’yım
ben! 1 Hoş gördüm, her olayda huzuru buldum. MEVLÂNA huzuru, kendinde aradı, cümleye sundu. Kendin huzuru bilmiş isen, cümleye vermiş olursun, kainatı yaşanmış bilirsin. Yaşamaktan maksat, her olayı yapımına bağlamaktır. Çünkü olaylar, bütünlüğe kavuştuk ta netice alınır. Bütünlenmemiş her olayda, talaş misali, öğüten vardır. Nasıl ki tahtayı yontarsın, yapımsız olan, dökülen talaştır. Mümin olan bilir, olay er geç düzenini bulur. Günün geçiti öyledir. Geçen günde mehter çalardı, bugünde bando çalar; asker çalana uyar. Günün olaylarını derim. ‘Kulu üzüntüye veren.’ demek yersizdir. Nasıl ki talaşı yere serpersin, basıp yürürsün. 2 Almayan bilmez, olmayan bulmaz, hata işlenmeden, doğru bulunmaz. Küçükte hatayı hoş görürsen, ona affı öğretmiş olursun. ALLAH’ım kuluna her vesile ile, sabra yön vermesini göstermiştir. Ektiğin çiçeği beklersen, demet yapıp toplarsın; doğurduğun bebeği beklersen, büyütüp okşarsın. Hiçbir yaratılan, doğduğu an ele gelmemiştir. Kul doğuştan, sabır ile yoğrulmuştur. MEVLÂNA, oğlunu söyledi, sözüne hayır gününü ekledi. Ona duacı olun, bedduadan uzak kalın. Yaprağı dökülen ağaç değildir, müsterih olasınız. Gönlünde değil, hatası bünyesindedir. Ona bol-bol AYET-EL KÜRSİ okuyunuz, BESMELE-İ ŞERİF okuyunuz; üzerine üfleyiniz. Müsterih olasınız, niyaz ile hayır olduğunu göresiniz. 3 Güneşin doğuşuna bakan, gönlünü HAKK’a açandır. ‘ALLAH’ım.’ deyip koşan, yolu çabuk aşandır. Hayra karşı gelsin, umduğuna değil bulduğuna sevinsin. Çemberi çeviren, yolu ikiye ayırandır. Yolun gidişine çember çevirirsen, yolu bölmüş olmaz mısın? 4 Sevgiyi her kul diler, ‘Seveyim cümleyi.’ der. Ne var ki sevgi, zincir misalidir, zorlamaya gelmez. Kendi haline bıraktıkta, sevginin sonu olmaz. Eklenmekten değil, zinciri zorlarsan ne olur? Birbirinden ayrılır. Kuvvetli olan zincir, kuvveti kadar dayanır. Yüklenirsen kopar. Sevdim, sevileyim dersen, sevene hürmet edersen; sevginiz sonsuz olur, ölümde hudut bulur. 5 ‘Güneşe yakın olayım.’ diyen, üst kademeyi dileyendir. Önce
kendini güneşe hazırla. Cümleye söylerim. ‘Yiyeyim-giyeyim, dünyayı
gezeyim, güzeli göreyim, her şeyi seveyim.’ demek güzel. Her
yaratılanı güzel bulmak, yumuşak kulu olmaktır. Gönlünde oyulacak tahtaya sebep
gösterme. Unutma ki, yükün seni yüceltir. Elbet dediğim gibidir. 6 Kul niyeti ile
bulur. Yumuşak olan her kulun okuması, ALLAH’ımın EMRİ’dir. Her yolu
gidişe götüren, her kapıyı açan; niyazdır, unutmayınız. 7 Manayı açmak, her kula elbet nasip olmaz. Nasiplenen kul, ‘ALLAH’ım.’ desin, şükre varsın. MEVLÂNA, ALLAH’ımın EMRİ ile gelmiş; cümlenize manayı, gün-gün açmış. Her olayda O’nu bilen, her düzende O’nu bulur. ‘Düzenini bulduracak, SEN’sin ALLAH’ım.’ deyin, O’na havale edin. Durmadan okuyun, duasız bırakmayın. ALLAH’a ısmarladık.
|