|
16 mart 1973 MEVLÂNA’yım
ben! 1 Gönülden verdik, YUVAMIZ’a gelenden ‘ALLAH’ım RAZI olsun’ dedik. Olandan olmayanı çıkarmayın, verdiğinde çevreyi sarmayın, yolun gidişinden kalmayın. Olanı olduğu gibi, bileni gördüğü gibi bırakın. Cümlenin aldığında, senin verdiğin de vardır. Cümlenin sardığında, senin sevdiğin de vardır. ALLAH’ım her olayı düzeninde verir. Cümlenin kahrından sildiği, dünyaya hayır diye verdiği; seni de sevindirsin. 2 Vurmadığın yerde kırık görülmez, yarılmadık baş sarılmaz, olmadık olay sorulmaz, hak olmayan verilmez. Olacağın yeri yoktur. Açık kalmaz. YUVA’ya selamet görülür, cümlenin duacı geldiği bilinir. Yolsuz kulunu görmedim, giden yolu silmedim, kaygu nedir bilmedim, ‘ALLAH’ımın SIRRI’nı çözeyim’ demedim. Diyenden olmayana; ‘ALLAH’ım RAZI olsun, huzuru yuvasında bilsin’ dedim, duacı oldum. Yükün aldı isen, taşımasını bilesin. 3 Mananın ücreti, niyazdır. Çilenin mana ile ilgisi, yoldan çıkmış kulunadır. Yolunda isen, ‘O’ndan hayır olmayan gelmez’ dersin. Vazifenin verdiği huzur, kulunun gününü hayır eder. Olmadık kayguya düşmeyelim, günde aydına leke vermeyelim. Gün açıktır, bulut yok. ‘Yetersiz’ dediğin olayda, tüm olgunluk vardır. Ayağına takılan taşa değil, hatayı kendine bul. Kayguyu arama. Cennet-cehennem kulun gönlündedir. Olmuşa değil, hale bak. Sabrımızı O’ndan aldık, sanmayın kendimizden verdik. Elbet O’ndan. O’ndan olmayan ne var ki? O’nun bende olanına değil, cümlede olan varlığına uyulur. Onun için BİRLİK’te selamet bulunur. Ayrılık, bölünmedir; bölünme, yanılmadır. Sen-ben, ayrılığa niyettir. Niyet, bedene diyettir. Yalandan uzağız. ALLAH’ımın AŞKI’nda buldum, öylece cümlenize geldim. ALLAH’ım ADI’na yapılanın sözünü vermek yersiz. Gönüller hoş olsun, gülen sevaba ersin. ‘Gayrette selamet vardır’ diyen, gayretin ötesini boş bulur. Çünkü ALLAH’ımın her verdiği, selametin ta kendisidir. ALLAH’ıma emanet olunuz. Tepside tatlı aş bulunuz, masayı deryaya kurunuz. Niyazın; ne yeteri, ne biteri vardır; ne az gelir, ne de çok gelir. ALLAH’ım kuluna en hayır olanı verir. Kulunun niyazı, sevabına yazılır. Toprak ekilsin diye kazılır. Onun için, ‘Yolumuzu şükür bulduk, helal ile haram bildik, hatalarım için af diledik’ diyelim, niyazımıza niyaz ekleyelim. ALLAH’ımın lütfuna erdik, SAHİLİ’ni bulduk. 4 Zulmünle yıllarca beşik salladım, toprağı verir diye belledim, yeşermesi yakındır diye bekledim. Bilmedim ki, toprağı çorak imiş. Çorak toprak kul olmaz, üzerine o yükü vurmaz. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|