26 Mayıs 1973 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kuvvetin olduğu yerde, hürmetin durduğu yerde; kulun yolu açıktır. Kaderin yazıldığı, niyazın edilişinden değil. Niyazın; gönlünü nurlandırır, olayları hallendirir, güzelliği dillendirir, yumuşak kulu yerine alır, yönüne verir.

2 Kurt ağacı kemirse de, sanılmasın köküne zarar verir. Kuyuya inenin gayesi, düşeni almaktır, yukarıya vermektir. Eksilen nedir? Ne kuyuya inen, ne yukarıya vereyim denilen; sadece niyette eksiklik görülür.

3 YUNUS’um der ki: “Hudut çizene öteyi sorma ki, kem dile maruz kalmayasın. Madem hudut çizilir, öteye bakma denilir. Öteye bakmak gerekse, hudut çizilmezdi. Yemeyi neden düşünürsün? Bedenin hizmetinde diye. Dünya sana ne verdi? Elbet hizmetinin karşılığını. Sen ona ne verdin? Sadece sevgini. Sev de çalış, sev de gör; O’ndan gelen her varlığı, aynı yakınlıkta sar."

4 HAZRETİ OSMAN der ki: “Yakında olanı gördüm, uzakta olanı sordum, cana yakın geleni sardım, O’ndandır diye cümleyi sevdim. Seveni sevdim, bileni sevdim, kahrında kainata yumruk sıkanı sevdim. Verenden değil, verdiğine kahreden, verenin vasıta kıldığı. Aslında vuranı değil, vurduranı düşünürsen; varlığında O’nu bulurdun. ‘Müstesna kul olayım.’ diyen, kulluğunu hiç için harcayandır. Müstesna kulunu, ALLAH’ım seçer; kulu HAK ADI’na, tövbe-istiğfar çeker. Kendini HAKK’a karşı hatalı gören kul, nasıl müstesna olmayı bekler? Beklemekle değil bulmaktır, huyun en güzeli uymaktır. YUNUS’umun ÖZ’ünün havası vardır. Gayretin verdiği nedir? Ümit. Ümit gayreti besler.” 

5 HAZRETİ MERYEM der ki: “Hazine, yükünden dolayı kıymetlidir; kainat, HALİK’inden. Hazine, her an boşalabilir. Kainat, HALİK’i “VAR OL!” dediği müddetçe vardır. Kulun her öğrendiği kardır. Her öğrendiğin kelime O’nun ilmidir. Sanmayın niyete uymayan olaylar zulümdür. Kul bunu bildi ise, güzelden güzeldir. Bildiğini zannedersen, AFFI’na sığın. Bilmediğin, bildiğine gölge vermez. Bildiğin sana kötü gelmez. Celbine hükmedilen sanık, hataya düşmemiş ise; ALLAH’ımın ADALETİ’ne sığınsın. Olan görür, niyaz eden bilir. Cümlenin hayrında niyazın edildiği vakıadır. ALLAH’ıma emanet olasınız, karşılıksız bulasınız. ALLAH’ım bekleyeni görür, bekleyenden önce verir. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun, kainat huzuru kulları ile dolsun.” 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH