27
Mayıs 1973
MEVLÂNA’yım
ben!
1 ‘HAK!’ dedik geldik, yumuşak
yoldan verdik, gönlünüze çiçekler serdik. Olumsuzluk gayretten gelmez, olandan
kul sorumlu sayılmaz.
2 OMAR der ki: “Günün yorumu, saysın
sorumu. Akana çanak tuttun mu, çukura kumu döktün mü, sorumsuzluk dileyene sorumlusun
dedin mi? Kaygıyı
silesin, olana gülesin. Dileyen gelsin, dileyen kalsın dersen; sözünün
cevabını, özünde bulursun. ‘Al beni.’ diyene, elbet kapı açılır. ‘Sil beni.’
diyene, ‘Danışılır.’ dersen; sözümün alındığını görürsün. Sözün özünü
vereyim. ‘Gününü sayacağım, ötesinde kapıyı örteceğim.’ densin. Sayılı
günün olayla dönüşeceği görülür.”
3 OSMAN der ki: “Ayyaş olanın
soydaşı, sarhoş olur. Suyunu alanın ‘Susuzum.’ dediği görülür mü? Taşın
toprağın olmadığı yerde, duvar örülür mü?" (ü: Bana mı dedi?) EYVALLAH. Niyazın hayır yolunda olsun. Asmayı
budamadan, meyvesini alamazsın. Yerimi bilirim dersen, kendini uzak göster. Ararsan
kendin değil, arayıcı gönder. Senin uzak olduğunu desin. Alımlı
değilim, satımından sözüm yok. ‘Dilediğine desin, dediği yerde
kalsın.’ de, sözü bıçak misali kes. Yerden kesilmez, sudan kaçılmaz, söz
gümüş ile ödenmez. Diyeceğin sözden, kimse alınmaz. Meraka düşme.
ALLAH’ıma emanet olunuz, sordunuz YARDIMCINIZ’ı biliniz, SOMUNCU ile lokmayı
paylaşınız. Nimet, niyazında. Şükrünü sonsuz yapasın, her açık kapıya
bakasın. ‘Benim yardımcım?’ diyene sözüm, gönlündedir ÖZ’üm. (v’ye mı?) EYVALLAH. Andığı an yoluna
gelişim, dilediği
an buluşumdur.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH