28 Mayıs 1973

MEVLÂNA’yım ben!

1 Mümin olan, yumuşak yolunu bulan, YUVA’nın selametine uyandır. Yaratılanı severek, YARATAN bulunur; o kuluna ‘Aşık.’ denilir.

2 Toprağı taşta bilmek. Mümin olanın, olmadan evvelki halidir taş. Yüce dağın ötesini merak eden, uçsam varsam der. Halbuki yürüsem varsam dese, izni hazırdır. Kuruntu nedendir? Güvensizlikten. Tüyünü aldığın kuş, elbet uçmaz. Mananın tüyü nedir? Yumuşaklık, yani teslimiyet. Yer mi güzel, gök mü? Yerde ne var, gökte ne var? Öyle ise; ne yer gökten güzel, ne gök yerden güzel. Güzeli güzel yapan, güzelin çirkin görüntüsüdür. Güzelin çirkin görüntüsü nedir? Zahiri güzellik elbet. Yerden aldığın taşı, görüntüsünden dolayı çirkin dersin, yuvanı kurarken taşı temele koyarsın. Öyle ise çirkinlik neresinde? Kainata her gelen, bir temeli doldurur, kulu yolunda gördükçe oldurur. 

3 Yaşamak bedenin karı mıdır? Yaşantı yumağın bittiği yerde başlar. ALLAH’ım yazmışsa, kulun gönlüne dolar. Meyhane şarabı, kulunu hoş eyler. Olmuşu yermek hatadır, olacağı dürmek ondan büyük hata. Dürmek nedir? Kalıplayıp çevirmek, olacağı bilmeyi dilemek. Her olaya ‘Ya nasip.’ dersen, teslimiyeti bulmuş olursun. Hüküm sadece O’nda. Müsaade edilse, olan açık söylense; kul şaşkına döner, ‘Dünyada yaşanmaz.’ der. Hayır olmayan yazılmaz, yazılan bozulmaz. Muayyen günün, yumağının çözümü olacağı bilinsin. Düğümün çözümü, alyans.

4 Konuk; yolun gidişine uyar, dönüşünü duyar. Mümin olan ‘Hayırdır.’ der bekler. Kar yağsa yol örtülse, kulun gidişi olmaz, onun için dönüşe uyamaz. Güğümler şerbet olsa, kul kuluna yolu sorsa; elini tutabiliyorsan, kulusun derim.

5 Başın her yanı, yediğin aşa hizmettir. Yiyeceğin aş için, her kul kafasına göre çalışmasını kurar. Ağız-dil-boğaz da aynı hizmettedir. Gene de her kul kendine yeter. Kainattaki milyonlarca beyin, TEK MERKEZ’den EMİR alır, o yolda yürür. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH