|
6 Temmuz 1973 MEVLÂNA’yım ben! 1 Günümüz aydın, gönlümüz huzur içinde olsun ki; VERGİSİ’ne uyalım, ‘Kulunuz şükür’ diyelim. Cümlenize selam olsun, her arayan gönlünde bulsun. 2 Ceht ile varmak, kabus ile kalmak yoktur. Sadece bilmek, bildiğince görmek, gördüğünce sevmekle varılır. Her yüce ağacın gölgesine oturulur, ne var ki kulun gönlünce ağaca değer verilir. Kul vardır ağacın altında ateş yakar; ne kökünü düşünür, ne yaprağını. ‘Meşrebim eğlenmektir, eğri olana gülmektir dersen’, doğruyu bilmediğini söylerim. Eğriye eğri demek için, doğruyu buldun mu, muzdarip olana, ‘Halin nedir?’ diye sordun mu, ‘ALLAH’ım, derdine deva’ dedin mi? ‘ALLAH’ım!’ demek için, sadece kendi derdine çare arama. Cümle ile bir ol, cümle ile var ol. ‘Ağarmadık saçın, hükmü sayılmaz’ dersen, saç ile değil gönül ile kulun olgunu seçilir. Seçen ne sen ne ben; elbet YÜCE’dir. Sohbetimiz açılsın, günün yorumu seçilsin. Yormadığın olayın, görmediğin duvarın, ölçüsünü bulamazsın. Serçeyi örnek alsan... 3 NUMAN der ki: “Geçmişi silmezsen, geleceği açamazsın; köprüyü kurmazsan, öbür yakaya geçemezsin. ‘Usanmadık dünyadan’ derseniz; usanmaya gelmediniz ki, kuyuyu yolunuza örnek almadınız ki. Gemiye her dileyen yolcu biner, gideceği yeri kaptana sorar. Ondan öteye yolu düşünmez. Sadece gemideki yolcularla hoş geçinmesi gerekir.” 4 ‘EYVALLAH!’ diyelim, sorguya verelim. (soru soran olmadı) Uyumayı vaktine veren, uykuyu sevendir; vakitli-vakitsiz uyumaya çalışan, uykudan şikayetçi olandır. MEVLÂNA’yım! 5 Suyumuz aktığınca, kulların baktığıncadır. Sözümde hata yok. Çok uyku uyuyan, asla uykuyu sevmeyendir. Hasretlikten değil, gafletinden şikayetçi olur. Çünkü uyku ile geçirdiği anlar, boş kalmış anlardır. Halbuki uyku vakti bellidir. Vaka, olayın vukuudur. Münakaşası olmaz, müdafaası yapılamaz. Köprüden, önce gelen geçer. Müsait yolda kul, elbet rehber aramaz, görse de sormaz. Ya dört yol ağzına geldikte, yapacağı nedir? Manayı sordunuz, ‘Acaba?.’ dediniz. Meclisin özüne değil, cümleyedir sözüm. Yaymadığın kilimin tozu olmaz, yolun tozu kula gelmez. Dağın aşılması güç gelirse de, yolun sonu bulunmaz. Kainat bir sözde durmaz. Duman almadık, kuluna vermedik, cümlenizde görmedik. Yürüdüğümüz yola, kumdan başka sermedik. CAN ile CANAN; gün ile gecede daim BİR olur, BİR’de bütüne varır. 6 “Ağacın
ince dalı, sensin gören bendeki hali.” dedi, YUNUS’um geldi: 7 “Gevrek dala dokunma kırılır, dolgun dala oturma eğrilir, suyun karıştığına yakınma durulur, kul çok koşarsa yorulur. Adım-adım gidelim, görelim de bilelim, görelim sevelim, sevgisinde eriyelim, ermiş meyveyi toplayalım. Yaprağı elde, GÜL’ü gönülde gizleyelim. Aşık ile maşuk kendini ele verir mi? Aşkları dışında, başka bir şey görür mü? Bağda üzüm, yolda gözüm, sarhoşluktur sözüm. Sunduğum sizlere, bal misali sözlere. Katığımız olsun, konuğumuz gülsün, bildiği ile kalsın. Çoğunlukta değil, mümin olduğunu bilsin. Çoğunluk, mümin olanların topluluğu. Kendi halince hallenir, halinde en güzeli bulur. Hayra inanan kulun, huzuru eksik olmaz. Huyun yozu her hale uymuyor diye bakandır.” dedi, YUNUS’um yürüdü. 8 ALLAH’ım her olaya ölçü vermiş. Kulunun gözünü daima ileri baksın diye başının önüne koymuş. Geriye bakmak gerekse idi, başın arkasına da göz koymaktan aciz değildi. Yuyan bilir, kulunu öyle eğitir. Arayan bulur. Hiçbir yol bilmeyen; serçeyi örnek alsa; hatadan kurtulur. Meyvenin hamı yenmez, kulun yavrusuna söz gerekmez. ‘Neden?’ derseniz; eğer doğruyu bilmiyor iseniz, yanlış eğitmiş olursunuz. Hatada ancak kendinizi bulursunuz. Her yaratılanın yaratıldığı hali güzeldir. Coşmuş olan kulun, hatası nerededir? Taştığında. Coşalım, amma taşmayalım. Unutulmasın ki taşan, ateşi söndürendir. İçin için kaynayın, cümle ile oynayın. Oyundan maksat, gönül hoşluğudur, sabrın başlığıdır. MUHİDDİN ARABİ HAZRETLERİ der ki: “Cenk gönlünü eğliyorsa, uzak dur; yolunu koruyorsa, ‘YA ALLAH!’ de yürü, bekleme sonu. Aymayı bilenlerin, sahile inenlerin; umduğu nedir? Gemi gelse, bizi alsa, yola götürse. Bekleyen bulur, sabreden yürür.” MEVLÂNA’yım! 9 Sandığa koyduğun, giymediğindir; bohçaya koyduğun, sermediğindir. Gasp ettiğin malda, kendine hak arama. Muamma değil, dediğim açıktır. Ayağım suda olsun, elim sende dersen; ne suya, ne ele faydan olur, ne de sana verir. Bu hal, uykuda geçen halden kötüdür. ALLAH’ım buldursun. ALLAH’a ısmarladık. LAİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|