|
10
Ağustos 1973 MEVLÂNA’yım
ben! 1 Andık anıldık, cümle ile bir olduk; haline uyduk, yumuşak yolunda bulduk. Kundağı CAN diye sardık, vergiyi CANAN’dan bildik. Kahrı sildik, ‘Küfürdür.’ dedik; gönülden olanı duyduk, ‘En güzeli.’ dedik, uyduk. Küfür kahrın ta kendisidir. Çünkü kahır, VEREN’i inkardır. Niye küfredersin? Niyetine uymayana. Niyetine uydurmayan kim? 2 (Kundaktan kasıt nedir?) Kundak dünyanın hali. Varsın kilim yarı sarsın, odanın yarısı açık kalsın. Yetmedi diye, kahır mı edelim; çoban kuzuyu gütmedi diye, derde mi düşelim? Gütmeyeni geçeriz, yeni çoban seçeriz. Sahan boşsa bekleriz, ‘Gelir ALLAH’ım.’ deriz. Yolun uzarsa, yerin az darsa; şikayet etme. Mümin, yolun uzununa niyet eder. Kuyuya inmedik, yolumuzdan kalmadık, karar deyip durmadık. Kararı, VEREN’den bekledik. 3 YUNUS’um der ki: “Mümin yolun yolcusu, yürür adım-adım. Meyveyi verdim tadın, kurduğun temel adın. ‘YA ALLAH!’ dedik, selameti bulduk. Marifet dileyen; mesleğini öğrensin, çıraklık yaptım desin, ustaya öyle dönsün. Marifet; bilenindir, her hale uyanındır, dünyayı silenindir, içinden bilenindir, noktayı görenindir, ‘Yerim bu.’ diyenindir. Olumunu dileyen, köküne su verendir. Hakikati arayan, hikayeyi silendir. Hikaye nedir? Her olay, kulun hikayesidir. Öyle bildiğin an, hakikati bulmuş olursun. Olay olacaktır, silemezsin. Kendini olayın dışına çıkardığın an, hakikat sende tecelli eder. Güneşin vergisinde, seni ısıtan nedir? Gününü aydınlatan nedir? Uymadığın olayda, buluşun nedir? (‘Uymamaktır.’ dendi) EYVALLAH. Uymazsan da olacak, uysan da. Uydukta, çözümü beraber gelecek. Güneş; onu bileni ısıtır, onu göreni aydınlatır. Bir odaya girersen, her yanını örtersen; ne ısınabilir, ne aydınlatabilirsin. (Güneşten kastettiğiniz HAZRETİ PEYGAMBER ve o’na teveccüh mü? ) Elbet.” 4 YUNUS’um danıştı, sizlerle halleşti. HAKK’ın VERGİSİ; kulun görgüsüne, sergisine değil. VERDİĞİNİ; BİLİR VERİR, kulun yargısına değil. Ne yargıya düşelim, ne de güzel halden geçelim. Yormadığın bedenin, yargısını düşünme. Yormaktan maksat, bedeni harcamak. 5 ‘Minareyi sorayım, gittiğim yere götüreyim.’ diyebilir misin? Dileğin olmayacağını düşünmek, yersizdir elbet. Hummalı yolun yolcusu değiliz. ‘Minareye çıkayım, cümleye ses vereyim, HAK ADI’na çağırayım.’ diyen müezzin; gönlünce uydukta, sesini duyuramadık kul bırakmaz. 6 Güçlüğü
nasıl yenmeye çalışırız? ‘ALLAH’ım GÜCÜN’e dayandım, SEN’inle BİR
oldum, YARDIMIN’ı diledim.’ dersin. Şüpheye düşme, ‘YA ALLAH!’ de
yürü. 7 Cümlenize EYVALLAH diyelim, söze bağlantı verelim. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|