14 Ağustos 1973

MEVLÂNA’yım ben! 

1 Yeşil rengin yayıldığı, güzel günün sayıldığı yerdeyiz, gelenlerle aynı yoldayız. Selam olsun cümlenize, huzur gelsin cümlenize.

2 Kumun elendiği, kulun belendiği, yerine-yoluna yardımcı gelindiği bilinsin. Sahilden arayan, dağdan sormaz; dağdan gelen, bağdan almaz. ‘Yünüm eğireyim, yolumu ayırayım.’ diyene de ki: ‘Koyun yünün verirse, kulu yolu görürse; eğirirsin, ayırırsın.’ Günün yorumu, yeniye yol getirir; yelden-selden değil, güneşten nasip alır. ‘Dönüyor.’ dediğin dünya, yumuşak kuluna oyun misali gelir. Her olaya kaygu alma, yorumun yersizdir. Dumanı gönlüne alana. Geyik yerini bilir, suyun başını bulur. YAHYA EFENDİ der ki: “Yoldan beklenen, niyazın gibi bulur. Yeniyi, gönlünce sarar. Deneyden yer bulur, gününü öyle alır.”

3 MERKEZ’im der ki: “Meyveyi olmuşundan, sevmeyi ermişinden öğren. ‘Nasıl?’ dendi. Ham meyve yerken, tadını alamazsın; cahil kulunun sevgisinde, aradığını bulamazsın. Dağınık olan kaygu vermesin, ‘Nasıl düzen bulur?’ denmesin. ‘DOST!’ denilsin, el verenler tanınsın. Dumanı dağıtan, gönlünü eğitendir; gönlünü eğiten, yudum-yudum aldığını içirendir. Ocak tütsün, yaban bitsin. ‘Duyandan değil.’ dersen, bağlı günü geçsin.”

4 Oymayı eline alan, tahtayı biçimine koyan, sesten-sözden geçip, hal ile uyan. Olmuyor denileni, oldurmaya çalışan. Yaptığını, cümle için bölüşen NUH ALEYHİSSELAM: “Yol aldım geldim, selama durdum, günün olayını, hayıra yordum. ‘Olmuyor.’ denilen, olacak.”

5 YUNUS’um der ki: “Desteyi ayırma, hastayı düşünme. ALLAH’ımın NİMETİ’dir, ULU’sunun himmetidir. Ağaç vergisinden, soruya alınmaz; kul övdüğünden, nafaka sormaz. Yerimiz bilinenden. Dileğimiz; hayır bulasınız, hayırlı olasınız. Ona de ki: ‘Doğuşuna inanmayan, olumdan söz almayan, buluta katlanmayan; RAHMETİ’ni bulamaz. Asmaya dayanana, ak iken renklere boyayan ALLAH’ıma emanet olunuz.”

6 Yerine geleni sorana de ki: ‘NUH ALEYHİSSELAM gelir, elini verir.’ 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH