|
19 Ağustos 1973 MEVLÂNA’yım ben! 1 Niyazın olduğu yerde, şüpheye yol olmaz. Niyazını eden; ne olacağım demez, namerde boyun eğmez, olayda mahzun kalmaz. 2 Ne ‘Dert!’ dedik, ne gam ettik.
HAK VERDİ, hayır olanı GÖRDÜ. ‘Beni SEVEN O, gönlümü GÖREN O.’ dersin,
sırtını O’na dayarsın. 3 Uzun yolun seçilişi, HAK içindir. Dünyanın vergisine, yol sorarsan; suyun akışına kapıl, çünkü çabuk götürür. ‘Yele kapılayım.’ dersen, oradan oraya vurur. Daha önce dedim, çetin ceviz zor kırılır. Ne var ki; ‘Kıramadım diye bir kenara koyayım, kırılsın bekleyim.’ demezsin. Çünkü ne kadar bekletirsen beklet, kendiliğinden kırılmaz. Kıracak, özünü bulacak bir vasıta gereklidir. (Bir aracı mı?) Evet. (Kimdir?) Onu da kulun kendisi bulur. Bir cevizi kırmaktan kaçınırsan, dünyanın yaşantısında; binlerce ceviz kırmak gerektiğinde, kainatı şaşırırsın. Diş bademi diş ile, taş bademi taş ile kırılır. Sen taş bademini, diş ile kırmaya çalışırsan; ağzında yuvarlar durursun. 4 (Görülen bir rüya için sorulur) Daha önce dedim, ‘Hayır.’ desin, rüyayı gördüğü gibi alsın. Sadece, hayırdan başka bir şeye yormasın. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|