|
30 Ocak 1974 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kumdan yol
dileyenin, gönülden huzur bulanın yanındayız. CAN diye geldik, yanımızda
olandan kayguyu sildik. Sunduğumuzu alana, ‘Gönlüme yazdım.’ diyene.
Silenden olursun, yolunu bulursun, sudan geleni bilirsin, ‘Hatasız olsa?..’
dersen, yanılırsın. Çünkü hatayı yapan kuldur, silen de kul olsun, huzuru öyle
bulsun. Adalet er-geç yerini bulur, yolunu çeviren taş ile doğrulur.
‘Nasıl?..’ dersen; kulun hakkını, kuluna vermez. HAKK’ın ADALETİ
şaşmaz. O’nu bilen, düşmez. Bilmiyen gelip sana çatmış ise,
ALLAH’ım İZİN vermez. Sırtını dayadığın, ALLAH’ım olsun, elini
tutanı göndersin. Gönlün gibi, yolun da açıktır. Yenmedik lokmanın derdine
düşme. Yeneceği versin, verdiğini kulu bilsin. 2 LOKMAN HAZRETLERİ der ki: “Almayı dilediğin,
‘YA ALLAH!’ dediğin senindir; verdiği, sanma ki derdindir. Satıhta
olanın sözü edilmez, yumuşak gönülde vergiden şikayetçi olunmaz.
Meraka yer yok.” 3 Güzelin nerde olduğunu aramak, güzeli inkar
etmektir. Çünkü, aramaya gerek yok. Güzel görmeye, HAK’tan gelenin ne olursa
olsun güzel olduğunu bilmek gerektir. Elbet güzeldir, çünkü O’ndan hata
gelmez! 4 İHLAS okusun, kendini bulsun. Kundağı
sardı, bebeği beledi, kumu eledi. Kendini bulmayı diler, YARDIMCI’sı
elden-eli alır. Sunduğumuz, kulunun dileğinedir. 5 Seyrinden, geminin yolunun nereye
gideceğini umarsın. Ne var ki, vardığı, varacağı yeri
bilemezsin. Varış, daima limana giriştir. Yumuşak yolunun
gidişine gönül verdiğini dünden söyledim. Kim ne derse desin, nerden
gelirse gelsin; senin yoluna duramaz, çünkü HAK İZİN vermez. 6 VEREN’in
verdiğinde hayır görürsen, gönlünde açan çiçekleri bil. ‘CAN’ım yolda,
gönlüm halde.’ dersen, yerini bulmuş olursun. Sermediğin kilim toz
olmaz, kurmazsan sofrayı aş yenmez. Sofranı kur, ‘Ekmeğim olsun, bal
ile yensin.’ de. ‘Benim hakkım, bende kalandır.’ dedin mi, mutluluk senindir;
ötesini diledin mi, gönlüne duman serdiğindir. 7 “Sergiyi açalım mı, dileyeni seçelim mi,
gönlünden geçeni ‘Gereksizdir.’ deyip silelim mi?” dedi, YUNUS’um geldi: 8 “Kayguyu silesiniz! Gitmese de kalsın,
kula dert olmasın, ‘Geç oldu...’ demesin. Duranın yerini aramaz mısın, ‘Yerini
bana versin!’ demez misin? Yerin senindir, şimdilik söz onun. Duman sana
gelmez, YARDIMCI’n elini koymaz.” ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
|