|
8 Şubat 1974 MEVLÂNA’yım ben! 1 Yudum-yudum
verdik, gönüllere serdik, her kulunu sardık, geçeni derdik, gelene selam
durduk, cümlenize EYVALLAH dedik. 2 Kaideyi bozan olmaz, YAZAN’a karşı durmaz.
Taşı ele alsan, başına koymaz. Eli-elde bilelim, korkuyu gönülden
silelim. Sahife açıldıkta, yazılan okundukta; görülecek selamettir. Varmayı
dileyen elbet görecek. Ne var ki, günü yazıldıkta dönecek. Ne gelenden sorumuz,
ne YAZAN’a şüphemiz olmasın. ‘Niyaza duralım, olaydan uzak kalalım.’
demiş, cümlenize söylemiştim. (Uçak kazası ve zelzele olmadan evvel, olacağı tebliğinde
belirtmiştir.) Kumun yolunda olanın, bileceği nedir? Olayın
niyaz ile değişmiyeceği. ‘Niye verdin?’ derseniz; yolun
gidişine, kapının açılışına hizmeti olur diye. ‘Hangi kapı açılır?’
dendi. Açılan kapı, gönlüne bağladığın HAK KAPISI’dır. Niyazı yolun
için ettikte, açılan kapılardın geçersin. Dünya düzenine öyle baktıkta, hatadan
uzak kalırsın. Çünkü olayın dışına çıkmış olursun. Niyaz olayı
defetmez, seni dışına çıkarır. Gönül öyle bir saraydır ki, tezyinatı
NUR’dur. NUR’unu harcama ki, sarayın aynayı sende bulsun, kainata aksetsin.
Derdim var diyen, dünyayı kökte bulandır. Satıhtan üste çakan, derdine ortak
arayandır. Derdine ortak ararsan; VERENİ bil ki, derenden olasın. Varlıkta
olandan dirlik ararsın. Yanılma! Varlıkta olanda, BİRLİK vardır.
Aslını bilenin düzeninde, ayrılık olamaz. Öyle oldukta, dirlikten söz edilemez.
Darda görsen, yazık deme. Darlığın ötesi çizilmemiştir, yazılanın
ötesine geçememiştir. Sarhoşa sorsan, ölçüsünü bulamamıştır.
Neden? Bulsa sarhoş olmıyacağından. Haram denildikte ölçüye vurulmaz,
çünkü kulun ölçüsü birbirine uymaz. Yediğin aşın, içtiğin suyun,
uyuduğun uykunun; çoğu-azı haramdır. Öyle ise her kul, kendi ölçüsünü
kendisi bulur, bedeninin kaydını mantığı ile korur. Yontulan her ağaç
yerini bulur dendikte, kulun kendini bilişi verilir. Senden sorumlu, senin
bedenindir; bedenin sorgusuna, nefsin hakemindir. Gözden anlarsan, yumuşak
olanı bilirsin; çünkü gözden, O’nun ADI’nı alabilirsin, gözden-göze O’nu
okuyabilirsin. Müymin olanın söyleyeceği gözündedir, çünkü vereceği
ÖZ’ündedir. Göze, ÖZ ile girilir. ÖZ’de her kul BİR olur. Günün yorumuna düşmeyin,
gönüllere kaygu vermeyin. 3 YAHYA EFENDİ der ki: “CAN’dan almayan,
CANAN’dan bilmiyendir. Ağacın doruğunu görmeyen, köküne kilim
sermiyendir. Yamacı bilmeyen, zirveyi nasıl görsün? ‘Amaca varmazsam?’ demeyin.
Yamacı bulun ki, kilimi serin ki; çıkışta zahmeti görmeyesiniz.” MEVLÂNA’yım! 4 Yersiz değiliz. Kökünü bildik, doruğuna
beraber göz atalım dedik, el-ele verdik. Dumansız yer, bulutsuz gök aranmaz;
çünkü gerekmiyen, kainata verilmez. Dumandan gözünü sakınırsan, geçende izi
kalmaz. ALLAH’ıma emanet olunuz, cümlede selameti görünüz. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH (Resim verildi: HAZRETİ
EBUBEKİR)
|