14 Mayıs 1974
MEVLÂNA’yım ben!
1 Huzurun yol aldığı, gönülde döl
verdiği bilinsin. Yerinden yol alan, olmuşa uysun. Kucağına
aldığın yeşil ot olsa, dolduracağı boşluğa söz
edilmesin. ‘Koparılan, yerini silendir.’ derseniz, yerini bulandır derim. Cümlenize
huzur dilerim. Niyetlerde gördüm, ALLAH’ım şükür dedim.
2 “Duman yerini, yol alanda asla bulunmaz.
Oyundan söz edildikte, yamaya yer görülmez. MEYDAN seni bekler.” dedi, YUNUS’um
söze girdi:
3 YAHYA der ki: “MEYDAN’ın yolunu açtık, geleni
seçtik. Güzel dediği, elbet güzel. Ne var ki, çirkin denen, güzelden de
güzel. Oyumu, ona verdim. Elinde olana, karşımızda olana. (y’ye) YAHYA’nın elinde
olan. Oyunu yerinde veresin, karede ası bulasın.”
4 OMAR der ki: “Yerini el ile, yolunu sel
ile bozulur sanma!” (a’ya)
5 HAZRETİ EYYÜB der ki: “Sözün
uzununa değil, kalem ile yazanına bakasın. Durgun suya attığın
taş, sinekleri uçurur. Deryaya attığın taş, balıkları kaçırır. Adımını
at, sesi sende kalsın. Sözüm seninle, MEYDAN dileyenle. Gel dedim, elimi verdim,
niyazını aldım. (y’ye) ‘Almam!..’
diyenin sözünde durma. Unutsa da yüzüne vurma. Gün gelir alınır, niyazın yerini
bulur.”
6 “Gelenin gülenin, yardımım bilenin; elinde,
kalemindeyim.” Söz SİNAN’dan geldi. (MİMAR SİNAN) (a’ya)
7 “Kucakta bulduğun, tadı güzel
dediğin. Yumuşak yoldan aldığına uydun, sözü bende buldun.” dedi
NİYAZİ, sözü verdi: “Varlıkta
darlığa uymadın, darlıkta gönlüne koymadın. Hoşnut oldukta, cümlede buldukta;
sebep sormadın. Oğula dedim. (n’ye) Ayyaş diyemem, meyhanede değil yerini bulamam.
Yeminde yerine uyan, serinden geleni bilendir. Kuyu yetmez, ocak yanmazsa baca
tütmez. Oyun değil, yoldur; yaban değil, kuldur. CAN-CANAN cümlededir,
gördüğü yavrudadır. Yorumu çok açık, denmesin ‘Yaşı küçük.’”
8 YUNUS’um der ki: “Geldim-geleceğim,
her olaya güleceğim, dilendiği an, YUVA’da kalacağım. Hummalı
olmayın, olana yer vermeyin, olanda sebep aramayın. ALLAH’ıma emanet olunuz. Çevreyi sorumsuz
görünüz.”
9 “Ayağında bulmadığın, elini
sürmediğin; senin olmasa da, olan kulunundur.” NUH’un sözünde görülen, kaderine
örülendir. Kaderi, kendisi ile olanlara bölünendir. (z’ye)
10 (KUR’AN-I KERİM mealinde, HAZRETİ NUH’un bin yıl yaşadığı
yazılı olduğu bilinir?..) Yılın uzununa değil, ömrün uzununa
bakınız. Yerini öyle bilesin; o’nun misali, paylaştıklarında göresin. (z’ye)
ALLAH’a
ısmarladık.
LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH