23 Mayıs 1974
MEVLÂNA’yım ben!
1 Niyazda bulduk, yolumuza verdik, sohbeti
YUVA’ya bağladık. ‘Neymiş?..’ denende, soruya verilende; söz, bizden
değil dedik. Olmaza değil, olana yürü. Değil ise alemin körü; yolunu
alır, sözünü bilir. Günde söze yer verdiysek, gelende YUVAMIZ’da sohbetimiz olur.
‘Nasıl?..’ denilir. Yolun uzununa gidildikte, gündüze gece katıldıkta; sohbet,
YUVA’nın ötesinde olur. Kervana katıldıkta, handa mülaki olundukta; YUVA’nın
dışında, sohbet yapılabilir. Yola gidilende, gecelere gündüzler eklenende,
GARİB diye beklenende; YUVA’nın
dışında sohbet olur. Nimet odur ki, değerine paha biçilmez. Niyet
odur ki, hak denilenden geçilmez. ‘Yeniye, eskiyi eklensin.’ dersen, sözün
seçilmez. Kadere yazılandan kaçılmaz. Unutulmasın, yazılan en güzelidir.
2 Yerini bilen bulur, yolunu bilen yürür, yemini
eden kalır. Yemin, HAKK’ın YAZISI’na isyandır. Yazıya da, soruya da, cevabım
birdir. YAZAN’ın
yazdığı, en güzeldir. Kulun bileceği tevekküldür. Madem O en güzeli
yazar, sanılmasın yazdığını bozar. Daha önce verdim, YAZAN’ın
şaşmadığını bildirdim. Ömrün ne olduğu söyledim. Ömür, HAK’tan
bilinenin, bilinen günlerin olduğunu demedim mi? Uzun ömürlü odur. Yılların
uzunu değil, bilinen günlerin çokluğudur. EYVALLAH. Öyle oldukta, huzur
senin iledir. Yaşanan gün odur. Şüphen
olmasın. HAKK’ın malın, HAKK’a havale et. Gücü her yere yeter. Gönül koyma, kaygu
alma, gününü kötüye sayma. ALLAH’ıma havale et. Söze katma. Bildiğin
kalsın, aynaya uysun. Oynamayı bilmeyen; kaybına şaşmaz, kaybetmeden
öğrenmeye çalışmaz. Varsın dalaşsın, sonunda sahilde
dolaşsın. Her soru cevabını alır, YAZAN, en
güzelini bilir.
ALLAH’ıma emanet
olunuz.
ALLAH’a
ısmarladık.
Sohbetimiz YUVA’da
olsun.
LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH