22 Haziran 1974

MEVLÂNA’yım ben! 

1 ‘Yol ULU’nun.’ derlerse de ki; ‘Benimdir, ALLAH diyenindir, O’nu dileyenindir.’ Cümlenize selam olsun, bilinen çözülsün. ‘Çözümde hudut nedir?’ denirse, verilenin aynen alınışıdır. Kader sadece yazılışıdır. Olay, olduğu gibi görülüşüdür. Olduğu gibi dedik, yorulduğu gibi değil. Çünkü olaylar, kulun yönüne göre görülür.

2 Gölgede olana ‘Güneşi tarif et.’ dersen, ‘Yandım.’ der. Halbuki güneş, aynı güneştir. Olana, olduğu yeri gösterir. Günün olayında, ‘Yanılan var mı?’ derseniz, olduğun yerden gördüğüne, yanılma denmez. Ne var ki, diyenin dediği yere dönersen, onun da gördüğünü söylediği bilinir. Onun için derim, gölgede kalma ki; güneşin verdiğine uyasın, yaktığını duyasın. Kuyunun vergisi kimden? Gölün sergisi kimden? Varlığına uymak kulluktur, varlığını bilmek yolluktur. Halinde verene, yolunda gidene, uyana; ‘Olmuştur.’ dersiniz. ‘Olmamış.’ dediğinize, hangi ölçüyü vurursunuz? Han, su ile yıkanır; yol, rahmet ile paklanır; kul, AŞK ile hallenir. Halde oldu isem; yolda bulduğumdandır, savaşa “HAY” diye katıldığımdandır. Neden “HAY” derim? Savaş gücümü diri bulayım, onun ile nefsime savaş vereyim. Vermekten maksat, onu yenmektir. Çünkü savaş verdiğim müddetçe; onu yenmiş sayılırım, sulha öyle el veririm. Yanılma yok. El mi güzel, eldeki mi? Yol mu güzel, yoldaki mi? El, eldeki ile güzeldir; yol, yoldaki ile. 

3 Yemin nedir? Bilinmedik olaya söz atmak, gidilmedik yola göz atmak, varolanı inkar etmek. Kucak sevene açılır, sevmeyenden niye kaçılır? Kucağını düşünmeden değil, çok düşün öyle aç. Gelmeyenden kaç, sevmeyenden değil. ‘Gelmeyen sevmeyen değil midir?’ deme. Gelmeyen, seni bilmeyendir. Gönlü açık ise, sevmese de gelir, sevmesini öğrenir. Bilenden olmak, uyandan olmaktan üstün değildir. Asmaya bakarsan, meyvesini dilediğince alırsın. Ne var ki, verdiği kadar. ‘Aldanmayım.’ dediğinde, aldanmaktan maksat nedir? Yerden gelen, yere döner. Yediğin meyveye, attığın çekirdeğin ismini vermez misin? Almayı dilediğin her olayın ölçüsü, senin bilgin kadardır. Alacağın bilginin ölçüsü, sonsuzdur. Ne var ki, hiçbir fani, sonsuz bilgiye sahip olamamıştır. Cümlesi bir araya gelse, bilgisini öbürüne katsa; yine de bilgi çerçevesini çizmesine yetmez, asla ortasına adım atmaz. Gelen-giden, olanı bilir, verileni görür. Anahtar eldedir. Ne var ki, kapıyı bulan yok. Soruyu soru ile cevaplandırayım. Dilenen; ALLAH’ımın İLMİ midir, yoksa HİKMETİ midir? HİKMETİ burada, İLMİ oradadır. Çözeyim diyen kulu, zordadır. Gayret; İLMİ’ne ermek midir, yoksa HİKMETİ’ni görmek midir? İLMİ’ne elbet eremezsin, vermedikçe; HİKMETİ’ni göremezsin, ermedikçe. Ermek; tekamül etmek midir, yoksa gömleğinden sıyrılmak mıdır? Gömleğini sıyır ki göresin, RUH’un açıklığına eresin. Her kulun RUH’u paktır, çünkü onu veren HAK’tır. Alacağın vereceğin O’nadır, ereceğin göreceğin O’dur. O’ndan geldik, O’na döneceğiz. Sıyrıldı isek; dünyada öleceğiz, ölmeden bileceğiz. Bileceğimiz nedir? O’nun SIRLARI değil, kendimiz.

4 MEVLÂNA’yım ben dedikte; günün yolunu verdim, dileyen kulunu gördüm. Cümlenizde yanan ateşte, HAKK’ın AŞKI’nı bildim. Bilmeyenin bildiği bende, demeyenin dediği bende. AŞK ile yanan her bedende, sadece O’nun “OL!” dediği vardır. ‘AŞK ile yanmayan bedende?’ derseniz; AŞK ile yanmayan bedeni, ne ile ölçersiniz? Nasıl ‘O’nun aşkı yok.’ dersiniz? Yaratılan her kulu, O’na AŞK ile bağlıdır; O’na isyan etse bile, O’ndan gelene hakir diye baksa bile. Gönlüne yol açılır, isyanında yoluna taşlar saçılır. Ayıkladığı her taş, onu dilediğine götürür. Onun için kulu; kulu için yargıya düşmesin, ‘İyi-kötü.’ deyip ayırmasın. Verilen sözler, yazılan yazılar; cümlenizin yolunda olan taşlar için değil, yolunda taşı olanları görürsen, yardımından uzak kalmayasın diye. Daha önce verdim; eli elden ayırma, kulu kuldan kayırma, hatalı bulduğunu öbürüne duyurma. Bildiğin senin, bilmeyen ile paylaş. Duyduğum O’nun, duymayan ile halleş. Güzellik odur ki; güzeli olduğu yerde, çirkini bulduğu yerde sevesin.

(Resim verildi: VARAKA HAZRETLERİ) 

5 Denenden, söylenenden, yolunu varolduğu günde bilenden, ‘Bunda, güneşin ateşi mevcut.’ diyenden, ona bilgisince yol gösterenden. VARAKA HAZRETLERİ. EYVALLAH diyelim, cümleye selamını bildirelim. Anan ile beraberdir. Şefaati sonsuz! Günün yorumunda; aman diyene el, ALLAH diyene hal verir, cümleyi görür.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH