|
19 Ağustos 1974 1 Niyete yol soranın yolu, hayıra çizilir. Yumuşak yolunda, aydın günler görülür. Her olaya, ham meyvedir denilir. Ne var ki, her ham meyve, oluşa namzettir. Olmadan meyve yenmez, gelecek kötü denmez, ALLAH’ımdan bekleyenin, murat kapısı kapanmaz. 2 Niyetinin yerini, niyaza bırakasın. Her biri tek-tek olur, niyaz eden görür. ALLAH’ımın EMRİ’dir. Ananın yeri birdir, bilmeyen kördür. Uyanın yolu, PİR olmaktır sonu. 3 ‘Olanaktan yer olmaz!’ diyen yanılır. ‘Yerimi bulamadım’ diyen! Yerini bulacaksın. Daha önce dedim; niyete değil, niyaza yer ver. ‘Gidene ne deyim?’ dersen, gideni-geleni sen düşünme. 4 Gönül
zenginliği, deryadadır enginliği. ALLAH’ım, her kulunun nasibini
verir. Ne var ki, kulunun gönlünü yoklar. Meyhane yolumda, HAK kulu kolumda, meraka
yer yok, taş yok yolunda. Anacığı; ALLAH’ım
yolunu sana denk getirsin, gönüller MEVLÂNA’ya getirsin. Niyetine kapı açılır.
Nimet dünya nasibi. Kumun götürdüğü, selin getirdiğidir. Suyun
akıttığı paklar, HAK gönlünü yoklar. Meraka yer yok, YARDIMCI’n yolunu
bekler. MEVLÂNA’yım! 5 Yenmediğin bileği, eğil elinden öp. Yemine yer yok. Yenmediğin dedim. Yenmekten maksat, dövüşmek değildir. Yenmeyi bilen, yenileni alnından öpendir. 6 ALLAH’ıma emanet olasın, her olay düzenini bulur bilesin. Nefesten yer
var, yerim deme sakın dar. ALLAH’ım genişletir. ALLAH’ıma
emanet olasın. ALLAH’a ısmarladık.
|