9 Aralık 1974

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yenin yumuşatmaz, yerini bilen yolunu şaşmaz, yolunu bilen kaderden kaçmaz. ‘Günümüzün yorumu mu?’ dersiniz. Yeniye yol vermez. Sürgünde olan dedim. ‘Sonu yok.’ denilir. Unutulmasın, dünyada her olay son bulur. Ne var ki, son buldu diye, sanılmasın olaylar yok olur. 

2 ‘Dönüşe yol var mı?’ denilir. Soranın, YUVA’da olması gerekmez. Olumunu inkar eden, suyunu batağa döken; niyaz ile elbet yol alır. Ne var ki, kul olaylar ile dize gelir, yol bulur. Kul kendini kırmazsa, olaylar kulu kırar, kum misali ufaltır.

3 YUNUS’um der ki: “El-belde oldukça, bende YAR bulmaz; dil söze acı kattıkça, YAR’dan selam alamaz. Eli-belden salsın, sözü dile bal misali versin. Öylece YAR’dan selam alsın, aradığını bulsun.”

4 Suyunun aktığına, yoluna çimenler serdiğine; görüşte inanacağım dersin, görünce söyleneni unutursun. Oğula. Güçlüğü geç olan yener. ‘Neden umulan tez görülmez?’ dersin. Yoluna konulanı görsen, gönlünü posta serersin. Unutma, ne derlerse desinler, söze söz katma; suyunu dileyenden, dost bilmesen bile esirgeme. Geçlik güçlüğü yenecek. Dost bil her kulunu, beğenmesen de yolunu. ‘Yerimde-yolumda-gönlümde, HAK var.’ de, kendini öyle bul, nefsini öyle böl.

5 Sudan geldik, su olacağız, suya varacağız. ‘Deryadayım, kuyuyu neyleyim.’ deme. Unutma ki akıbet, o da deryaya katılacak.

6 ALLAH’ıma emanet olunuz, her an beraberiz biliniz.

7 Olumsuz yumağın düğümü çok olur. Sabır, düğümün sayısını eksiltir.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH