27 Ocak 1975
MEVLÂNA’yım ben!
1 ‘HAK’ dedik geldik,
yumuşak yoldan verdik, gönlünüze çiçekler serdik. Olumsuzluk gayretten
gelmez, olandan kul sorumlu sayılmaz.
2 OMAR der ki: “Günün yorumu, saysın sorumu. Akana çanak tuttun mu? Çukura kum döktün mü? Sorumsuzluk
dileyene ‘Sorumlusun.’ dedin mi? Kayguyu silesin, olana gülesin. ‘Dileyen
gelsin, dileyen kalsın.’ dersen; sözün cevabını özünde bulursun. ‘Al beni.’ diyene
elbet kapı açılır. ‘Sil beni diyene, danışılır.’ dersen, sözümüzün
alındığını görürsün. Sözün özünü vereyim. ‘Gününü sayacağım, ötesinde
kapıyı örteceğim.’ densin. Sayılı günün, olayla dönüşeceği
görülür.”
3 OSMAN der ki: “Ayyaş olanın soydaşı
sarhoş olur. Suyunu alanın, susuzum dediği görülür mü? Taşın
toprağın olmadığı yerde, duvar örülür mü? (ü’ye mi?) EYVALLAH. Niyazın, hayır yolunda olsun.”
4 Asmayı
budamadan meyvesini alamazsın. ‘Yerimi bilirim.’ dersen, kendini uzak göster.
Ararsan; kendin değil aracıyı gönder, senin uzak olduğunu desin.
‘Alımlı değilim, satımımdan sözüm yok. Dilediğine desin, dediği
yerde kalsın.’ de, sözü bıçak misali kes.
5 Yerden
kesilmez, sudan kaçılmaz. Söz gümüş ile ödenmez. (gümüş: para) Diyeceğin sözden kimse alınmaz.
Meraka düşme. ALLAH’ıma emanet olunuz. Sordunuz, yardımcınızı biliniz.
SOMUNCU ile lokmayı paylaşınız. Nimet niyazında şükrünü sonsuz
yapasın. Her açık kapıya bakasın. ‘Benim yardımcım?..’ diyene sözüm,
gönlündedir ÖZ’üm. (v’nin ULU’su
MEVLÂNA.) EYVALLAH.
Andığı an yanına gelişim, dilediği an buluşumdur.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH