|
16 Mayıs 1975 MEVLÂNA’yım ben! 1 ‘Yeniyim diyen ile,
eskiden sohbet alan kimdir?’ dersen, gönülden akışa göredir, kainata
bakışa göredir. Günün güzeli, yolun özelliğinedir. Niyazın
olduğu yerde, yargıya düşülmez, olana şaşılmaz, olacaktan
kaçmaya çalışılmaz. 2 Kuyu yolun
üstündedir. Gelir geçersin, suyundan kanıncaya kadar içersin. ‘Kuyudan
aldığım hata mı?’ dersen, asla. Kuyu, gelip gecene vericidir, ses verene
karşı koyucudur. ‘Başında kalayım, çok çok alayım.’ dersen,
dağınık kalır. Deryanın verdiğinden ayrıdır. Deryaya dalarsın, kuyuda
sadece dolarsın. Niyetin güzelliği, kulun gönül yoluna bağlıdır. 3 “Ayağım götürür
giderim, çoban oldum davarım güderim.” dedi, YUNUS’um geldi: 4 “Derya
senin, derya benim, derya cümlenin. Kuyu; yolda gidenin, yoluna denk gelenin.
‘Alamam.’ dersen, miyyarın vermeye uysun, VEREN seni duysun. 5 “Ata gem vurma, taydan
sayarsan; yiğide söz atma, soydan sayarsan.” dedi, KORKUT’un yiğidi
söz aldı: 6 “Kayda geçmez, huyda uçmaz, ‘HAY!’
dedi kaçmaz. Adım verdi, ölmez ölümsüz.” At ile olmazsan, boğayı
seç. BAHADIR dediğin yiğidi gönlünde buldun mu? Adını deyip aldın mı?
Niyazın olduğu yerde dedik. Niyazı gönülde olana. Dönük olmayan, yazıdan
bilmeyen. BAHADIR KORKUT, ALPERENLER’den. EYVALLAH. Ayyaş olmadı
AŞK’ını bölmedi, öylece ölmedi. Gönüllü gelenlerden oldu, ‘Resmini
verenden.’ dendi. MEVLÂNA’yım! 7 ‘Kime?..’ dendi, soruldu. Verilen gelecek, EYVALLAH
diyecek. Mümin yolunu bulacak, yazılan ile okunanı alacak. Gemiden diledi
bulacak. EYVALLAH. ALLAH’ıma emanet olunuz, aldınız biliniz. ALLAH’a ısmarladık.
|