30 Mayıs 1975

MEVLÂNA’yım ben!

1 ‘Kader.’ deyip uyandan, YAR ile bağ kurandan, derdest olup dürenden; söz edilmez. Kadere saygı duymazsan, YAZDIĞI’na uymazsan; gezer durur, arar sorarsın. Netice elbet değişmez. Uyan, huzura varır. Soran, ararsa bulur elbet. Ne var ki, ‘Güçlük.’ der kadere küfreder.

2 Cuma denir, gün sayılır, cumada sevap aranır. Her gün cumadan bilinse, ömür cumaya bağlanır. ‘Ne demek?’ dendi. Cumanın özelliği nedir, nedendir? Kulunun verdiği değerinden. Her güne aynı değeri verdikte, günleri hayra yordukta; huzuru gönlüne doldurur.

3 Göç ile güçlük yenilmez, geçitte yol paylaşılmaz. Genizden daralanda, güçlüğü aldı, sesi öyle kaldı. Yedek almaz, dilden kalmaz, niyaz yerini söze vermez. Daralan açılır. Yapısından değil. (Kime?) Alan bilir. Gerecek, günün geleninde boğazdan çözülecek. Orada aransın, genizden taransın. Sebep, duruluk. Alçıya elbet gerek yok. Sözün dönüşü olmaz, bilen yanlış vermez. Yersiz değil. Ayaktan geçmez. Güneşten almayan çiçek, rengin uyanını göstermez.

4 “Sal ile çıksam yola, yolunda versem mola.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

5 “Renk sizin, denk bizim olsa; ahengi bulamazdık, her hale uyamazdık, alana veremezdik. Sen bende, ben sende, cümlemiz O’nda. Bildik uyduk, her uyanı çağırdık. Cümlenize selam olsun.”

6 Ayağım yere bastı, ipine çarşaf astı, elinde dolu desti. Gelir; ya alır, ya verir. Ermiş ise verenden, görmüş ise alandandır. Sergiye koyanın malı kıymetlidir. Ölçüsünü kendi verir. Nasip, ölçü ile değil, oluşa göredir. Yanılma yok. Nasip denen, maddeden sorulandır, yetmeze varılandır. Yetmeyen, ALLAH’ımın vergisinden değil, kulunun yargısındandır.

7 Seymenin yolu, niyetine göre midir? Duruluk, yargıdan olmaz. Kulunun nasibine kul ortak gelmez. Her kul kendi nasibini alır, ölçüyü kendi verir. ‘Akan çeşmeden doldurayım, susuz kalmıyayım.’ dersin. Ya testiyi kırarsan? Avuca mı kalırsın? Sıyırdığın dalda tomurcuk nasibini yitirmiş mi olur? Yoksa nasibi olmadığından mı sıyrılır? Gelenden yargıya düşülmesin, VEREN’den şüphe edilmesin. Alan gelir, gelen bulur.

8 NUMAN der ki: “Arpa tanesi yere düştü ise, gelene nasip verdiğindendir. Yerden toplanan senin, toplanmayan onundur.”

9 Daha önce verilenin, ‘Susmasa.’ denilenin; ‘Gelişe yolu açılır.’ dedik. Genizden aransın. Yerini, verene; dönüşü, görene bağladık. Müsterih olunsun. Kat yerdedir, had serdedir, sebep yoldadır. Güneş ile açılır, gölge hoş geçilir. Yeniye yer açılmazsa, eskiyi ser.

10 ALLAH’ıma emanet olunuz, verileni bulunuz. Niyaz ile açılır dedik.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH