|
16 Haziran 1975 (Almanya’dan
gelen Alman konuklar) MEVLANA’yım ben! 1 Güneşten uzak kalınmaz, gölgeden selam alınamaz. Her gelende gönül doludur, çünkü ALLAH’ımın kuludur. Nerden gelirse gelsin, nasıl dilerse alsın, ‘ALLAH’ım SEN’in ileyim’ desin. 2 Yerden bulamayan elden sormayandır. ‘Gerçek görülür’ denirse de, görülmeyen aranır. Aslanın gücü bilinir, kelebeğin süsü görülür. Bilinmeyen, görevinin ne olduğudur. Çalışanın bulduğu, yarışanın vardığı görülür. 3 Devletin devlete ödediği nedir? Olanakları. ‘Denkleştiği nasıl?’ denir. Sanayi ziraate karşı gelir. Gecikmeyen olanak, devletleri birbirine bağlar. Yardım değil. Yardım, karşılıksız olana denir. 4 Ayrıca kader yakınlığı sayanlar da, yerini yeniden eskiye bağlar. Geçmişe dönemezsen, geleceğe güvenemezsin. Gemiyi kendin için yaptı isen, karşına gelene de aynısını yapmayı düşün. 5 VERGİ’yi sorana de ki, oyun değil elbet. Döne döne gelmedik, aranızda olduk, akım ile bulduk. Aynı akımda olan her kul, gelir bulur nereye gitse sözü alır, yalnız olmadığını bilir. 6 ‘Yardımım nerden?’ diyene de ki. Elbet ALLAH’ımın GÖNDERDİĞİnden. Yerden mi, gökten mi? Yerde gökte değil, her an gönlünde. 7 O’na de ki, yanında olana, yerle göğü ayırana: ‘Düğmeyi çevirdikte andığın kimdir?’ Değer olan elinde bulunan değil, yerini bulandır. ‘Genç değil miyim?’ dersen, günde öyle, gelende olacağın nedir? Dünya düğme ile dönmez. 8 Gerçek dönende midir, yoksa DÖNDÜREN mi? Dönen de, DÖNDÜREN de gerçektir. Çünkü DÖNDÜREN gerçekleştirir. Dünya güçte olana değil, gücü paylaşana yardımcıdır. 9 Karşımızda olana de ki, ‘Gedik açalım’ diyene. ‘Nerden?’ der, Batı’dan Doğu’ya. Gözün açtığına, sözün geçtiğine güvenme. Sözün açtığı nedir? Gördüğün, ‘Düzeni bozuk’ dediğin. Bozuk düzende, ne desen olumlu görülür. Düzeni buldukta, söz sabun misali erir. Sözün düzene değil düzeye olsun, her düzende yerini bulsun. 10 Yanında olana de ki: ‘Dengeyi beyninde bulma, kurandandır, yerini sana verendendir. Dört ile dördü böleye çalışırsan ayağına denk düşersin. Olumunu dengeye uydur. Gelecekten alamazsın, sadece verirsin. 11 Yemediğin aşın ölçüsü olmaz. Duman ateş olmazsa görülmez. Derlerse ‘Vermeyen sevilmez’ de ki ‘Sevmeliyim, vereni de vermeyeni de.’ 12 Karşımızda olanın, dönüşten yol soranın: Gemiden almadın, denizden sormadın, balığı nasıl sevdin? Yendiğini düşündüğün. Gerçeğin önüne açıldığı anda, yenen yenilen birdir. 13 Günün yorumundan ayrı kalınmasın, çözülen düğümde yerimiz bilinsin. ‘Çözülen nedir?’ denilir. Günün olayı dedik. Atılan düğümün çözüldüğü bilinir, ULULAR yerini alır. Cümleye selam olsun, yanımızda olan bilsin; yeniden geçilmez, eskiye dönülmez. 14 Yamayı vuralım, açığı örtelim denirse, ‘Açık nerde?’ denmesin. Olumsuzluk yazılmayandır, yazılan hayır olandır. Anlatmayı dilersen, niyeti dörde bölersin. Dörde bölünen niyette, gayretin yeri olmaz. 15 Ona de ki: ‘Nerden aldın, nerden döndün, nasıl oldun, yumuşak
gördün?’ Olmayacak elma daldan düşer, olacak elma, ham gelse de ocakta
pişer. 16 ‘Geçeni sileyim mi?’ diyene, geçen üstüne kapak örtülendir, kapanan unutulandır. Olmayan senden değil. VEREN’in YOLU’nda ol. Suyunu aldığın ‘LALELİ’ diye bildiğine uymayı dene. Mümin olanın yerini bilenin yolundayız. “Cümlenize selam olsun, MERKEZ’im yolunda bilsin, duvarı kireç ile örtsün.” der. 17 ‘Varolanın yokluğu elbet söylenemez, söylese de dinlenemez’ de
ona. ‘Yer ile göğü ayırayım.’ diyenin yanındakine. (Resim
çizdirildi: MERYEM ANA) 18 “ ‘Yerini arasınlar, gül dibinde bulsunlar’ desem, dört yöne bağlasam. Yönüme dönsünler, ‘HAK’ deyip ansınlar.” dedi MERYEM, yerini yönüne bağladı. ALLAH’a ısmarladık.
|