|
20 Haziran 1975 MEVLÂNA’yım ben! 1 Hayretten yol alanın,
yolundan taşlar arınır. ‘Nasıl?’ denilir. Hayret, aymanın işaretidir.
Cümlenize selam olsun. 2 Gelen gülen,
günde güzeli gören; yolumuzda bulsun. ‘Geçitten yürüyeyim’ diyen, yolun darını
seçer. Ne var ki, düz yolda gider. ’Oynamam’ diyen, koyun ile kuzuyu güden
midir? ‘Dostumu bileyim, postumu sereyim diyen, konaklıyaçak yer bulamaz.
Çünkü, asla Dostu göremez. Dost, aranan değil, bilinendir; dost, dostum
denilendir, her kul dost görülendir. Görmediysen, hata onda değil, dost
görmeyendedir. 3 Enseyi gerçeğe
kaldır, gözünü yıldızlara daldır. Doğa bedene der ki: ‘Ay bende, yıldız
bende, sevgim cümlede. Görmeğe değil, doymaya çalışırım,
doldukça kainata alışırım.’ 4 Derdi derde
bölersen, derdin azalır. Yanılma yok. Madem kul olayda ‘Dert var.’ der, öyleyse
derdi derde böler. Kaşıkta gelen, açıkta kalandır, her kul verileni
alandır. 5 Kaderin yazdığını
bozamazsın, yazıldı ise düremezsin. Aktığı gibi gider. Gün gelir o da
sürüsünü güder. Yapıtta açık olmaz, kapıya vardı isen; ‘Yenildim.’ deme, zorda
kaldı isen. Aşmayı düşündüğün köprü, geçit diye yapılır.
Geçmeğe izin yok ise, köprü yıkılır. 6 NİYAZİ der ki: “Çölde, gölde, sözde, dilde, yuyan gönülde,
yolunu açsın dile.” 7 Yerden değil, yoldan. Geminin varmadan
verdiğinden. Yağan yağmur tozu alır, bilen kulu yazı verir.
Sevenden cümle sorulur. ‘Ayağına göz atsın, dilinden söz etsin.’ denir.
Açlığa gerek yok, doyasıya alsın. Yağan yağmurdan suyu bilsin,
verilen yoldan gitsin. (Resim
verilir) 8 Selam ile geldik. LOKMAN yolunu gösterdi. “Çiçekten alır, yerden bulur.” dedi yürüdü. Yanınızda. Açığı önüne gelir,
LOKMAN elini verir. 9 ALLAH’ıma emanet olunuz. Yeniye eskiyi katmasın, ’Eski’
deyip atmasın, ‘Dönük.’ deyip dürmesin. Yol münasip (YM) olacak. Yerimiz dilenen günde aranır, arandığı yerde görülür.
Hamal yük taşıyana denir. Kainatta her kul, kendi kendinin hamalıdır. Yol
münasip olur, uygun görülen yine yorulur. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
|