22 Kasım 1975

 
1-   KUR’AN’da TANRI tarafından insana üfürüldüğü söylenen nedir?
2-
Göklerin ve yerlerin yüklenmekten kaçındığı, insanın yüklenmeyi kabullendiği nedir?
3-  
Cüz’i irade bedende olmakla beraber, bedendeki RUH’tan kül’li irade vardır deniyor. Yoksa bedende irade yoktur ve bedenlenen RUH’ta cüz’i irade vardır.
4-  
RUH’un akım alması tabirini tekrar açıklar mısınız? RUH aldığı akımı bilahare bedene intikal ettiriyor mu? Yoksa ona yansıtıyor mu? 

MEVLÂNA’yım ben!

1 ‘Yerimiz neresi?’ dersen, soruyu bilmiş olursun. Sorunun önemi, soruyu bilmededir. Yorum, her kulun olduğu yerdedir. Öyle oldukta, yorumda zorunluk olmaz.

2 ‘Geldik nerdeyiz, bugünleri sevdik kimdeyiz?’ dersen, olduğun günü sormuş olursun. ‘Üflenen nedir?’ dedikte, BEZM-İ EZEL’e dönmüş olursun. O ile, O’ndan olan nedir? O, YARATAN; O’ndan olan, yaratılan. Gelişten maksat, O’nun ile oluştan uzak kalmak değildir. Dendiği gibi, her kul olduğu yerin yorumunu yapar. ‘O’yum!’ dersen, şüpheden uzak kal. “SANA ŞAHDAMARINDAN YAKINIM.” dediği, “SENDEYİM.” denendir.

3 Cüz’i irade odur ki, O’nun; idrakine uzaklığın, neye yakınlığını görebilesin. O her kula aynı yakınlıktadır, yani her kuldadır. Ne var ki, bedenin çözümü, yerini gösterir. Sözüm açık. Daha önce verdik. Dünyaya gelmiş RUHLAR’ın, daha önce uyuyan RUHLAR olduğunu söyledik. Cüz’i irade bedende. Bedende olan, bedenin yolunu verendir. Kül’li iradeyi RUH’a veren nedir? Yanılma yok. Hatasız YAZAR, yudum-yudum süzer, her olacağı bilir. Çünkü, YAZAN’dır. Bedene geldikte, dünyaya girdikte; bahçe misali açılır.

4 Bilinen nedir? RUH’un oluşu değil, nefes hiç değil. Olan, oluşan enerjidir. Öyle bir enerji ki; kaynağı da kendi, verici de. Asla tükenmeyecek, eksilmeyecek. Yumuşak olan her kulda, enerji çokluğu görülür. Neden? Oyun değil, denilen gerçektir. Enerjiyi kendinde idrak eden, neyden ses alana benzer. YM. diyelim, sohbetin yorumunu misal ile verelim.

5 Atların halinden verelim. Uslu atın bakanı çok olur. Neden? Sevildiğinden. Huysuz at enerjisini bedeni ile harcar; olmadık, hizmet vermedik yerde. Uslu atta enerji yok mu? Elbet var. Ne var ki, gerektiği yerde, gerektiği zaman. Kulun da vergisi aynıdır. Ne var ki, kulun cüz’i iradesi onu, eğitim ile, yerinde yolunda kullanması gerekir. Çok coşkun kul, bağıra çağıra AŞK’ını söylemesi ne kadar yersizdir.

6 Raks, onun için hoştur. Enerjiyi O’nun ile hemhal olarak, O’nun ile yeniden dolarak, alırsın verirsin. Çünkü, en iyi bulaşıcıdır. EYVALLAH. EYVALLAH. Sözünü ettiğimiz enerji. Çünkü öyle oldukta, çıplak kaldıkta; asla dayanılmaz. Anda erirsin.

7 O’nun üflediğine dönelim. Ocağa koyduğun tasın içindeki su buharlaşır. Ne var ki, ateşi fazla geldikte nasıl yanarsa, kul da öyledir.

8 O’ndan gelen, O’na dönecek olan, O’dur. Elbet. Ne var ki, dünya hali O’ndan. Denizden bir bardak su aldıkta, denizde olan har vasıf o suda vardır. Ne var ki; asla denizin beslediği, denizin süslediğini bir bardak yapamaz. 

9 ‘Yer mi güzel, ser mi?’ dedik, daha önce verdik. Denizden aldığın suyun aynı olduğu verildi. KUVVETİ’ne asla erilmez denildi. Ne var ki, aldığın bardak suya deriz. Tekrar, ne dalga verir, ne ayrı kudret. Aldığında ne varsa o görülür. Ta ki tekrar denize dönüşe kadar. Geçende verdik, ‘Yaprak düşmez.’ dedik.

10 Yok olan anılmaz, var olan inkar edilmez. Verdik. O her kulda var. İdrak edebildiğin kadar, cüz’i iradeni kullanmış olursun. O senin kulluğundur. Elbet RUH O’ndandır. Kendi halinde O’nu bilir. Beden ancak idrak edebildiği zaman ölmeden ölür. EYVALLAH.

11 YUNUS’um der ki: “Kül’li iradem yanar tutuşur, cüz’i iradem arar koşuşur. İdrakte ancak ikisi buluşur. Beden ile RUH, ancak o zaman kavuşur. Aynayı eline al dedik, kendini bulmanı söyledik. Sözümüz zümreye değil cümleyedir. Ayna, RUH ile bedeni bir eder, göreni PİR eder. Alemin olan kuldur, buluşu birliği verişi. Kim baksa, nerden baksa baktığı gibi gösterişidir. Ancak aynaya baktığın zaman hatanı düzeltebilirsin. Gerçeği geçen gün ile olduğun günü karşılaştırdıkta görürsün. YM. Elbet görür. Aslına dönmeyi, yanmayı-yakmayı, her damla ile bir olup, geldiği yere dönüşü diler, diletir. Elbet. EYVALLAH. Aynaya götürür seni, yaptığı o kadardır.

12 ‘Yuyulan, yunulan aynı mıdır?’ dersen, yerini bilmiş olursun. ‘Yerim nedir, nerdedir?’ dersen, aynaya sırtını dönmüş olursun. ‘Yuğdum.’ diyen ile ‘Yundum.’ diyenin sözünü tartışırsan, söz yargısına düşmüş olursun. ‘Yuğdum.’ diyen verendir, ‘Yundum.’ diyen alan . Dileyen aldım desin, dileyen verdiğini bilsin; her kul kendine dönsün, O’nu kendinde bulsun.

ALLAH’ıma emanet olunuz, 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH