|
13 Şubat 1976 (!9 Aralık 1975 tarihli derste, YAHYA EFENDİ
HAZRETLERİ’nin: " Keçeyi kuma seren, rahat oturandır. Taşa
serersen, kucağında taşıdığına özenendir. Yanılma yok! Taşa
niye oturursun? 'Yerde kalmayayım, kumun verdiğinden gözü yormayayım.' diye..." Bu kısım anlaşılmadığından, şifahi
olarak YÜCE MAKAM'dan bilgi rica edildi.) (Sözlü Tebliğ) 1 Dağda meyveli, çölde meyvesiz ağaç gösterdi. Kumda
yetişen ağacın meyvesi olmaz, sadece gövdesi olur. Maddeye
yöneldikte, dağdaki taştaki ağacın meyvesini alıyorsunuz. 2 Kumda alırsın, taşta verirsin. Kumda, çevreyi sararsın. Keçeni
serdikte, her gelene uyarsın, alana verirsin, VEREN'den alırsın. Alış
veriş olduğu için, kucağında taşıdığın bir şey
olmaz. 3 Toprak: Çokluk, 4 (Emanet nedir?)
Bilmeyene vereceği. Taşa oturan, emaneti elinde taşıyandır. 5 (Hani madde dendi,
hep manadan söylendi?) Bilen manayı tarar, bilmeyen maddeden arar. Bilmese
de maddeden yürüse, gine neticeyi bulur.
|