|
22 Nisan 1976 MEVLÂNA’yım ben! 1 Günümüz olumludur,
gönlümüz dolumludur. 'Dünyanın derdi bitmez, günümüz dertsiz geçmez.' demesin.
'Yerimiz darda değil, gönlümüz korda değil.' deyin, sevince el açın. 2 Aydın günün
eşiğinde, dilenen olayın peşindesiniz. Konu yerindedir. Kumun
elendiği yerde, dilek yazılanadır. 'Dardayım!..' demeyin, gelen günün
yargısına düşmeyin. 3 Doğuştan
hazırdır, dağıtan nazırdır, dizilen nezirdir. Yazı düzeni. 'Dizilen
muntazam dizilmiştir, aykırılık yok.' demek. 4 DOST deyiniz, her halde
olana el veriniz; DOST deyiniz, arkasını dönse bile selamlayınız; DOST deyiniz,
söze söz katsa bile elini öpünüz. Katreden bulunuz, katreden bölünüz. Bin defa
tövbe etsen; kalbini kırdığın affetmezse, sevabına sayılmaz. Gidilen
yoldan, kırılan kalple bulunmaz. Damarında akan kanda, sayısı çok olanın sözü
geçer; sunulan sohbet te öyledir. 5 Kovuk
barındırır, fırtına yerindirir. Olumsuzlukta dahi, oluma götüren vardır. Kovuk
ağacın oyuk halidir, fırtınada değeri barındırandır. 6 Dost dedik
oğula el verdik. Dostluk ömür boyudur, kesintisi yok, güneşin vergisi
misali. Araya bulut girse dahi, güneş gine vericidir, kulunu görücüdür. 7 'Güneyden?..' dersin, sorarsın. Dumansız
olduğun gün göreceğin, 'ALLAH'ım SANA şükür!..'
diyeceğindir. 8 Sağdan uyku beklenir, sola kaygu
eklenir. Cenk değil, dünyanın düzeni, oyuncak misali çözülmez.
Danışan, doğuştan kumun elendiği yerden geldiği
bilinen; dağınık düzeni toplayacak, dalgalı deniz durulacak. 9 Çevreyi duyana versen, güzelliği bilende
bulacaksın. Sevgiyi bilen; olana uyandır, yazıyı kendine mal edendir. Askerden
olumsuzluk beklenmez. 'Olumsuzluk sende yok!' dedik ya. Ne var ki,
doğuştan güne kadar elendiğini bilmez. Dert asla deme! Olaylara
göz at, nerde yalnız kaldın? Öyle oldukta, 'DOST ELİ bende.' dedikte; neyi
dert diyelim? Yolumuz el ele, gönlümüz GÜL'den GÜL'e. Sevdik seveceğiz,
sevdik öveceğiz, hatalı görsek bile hatayı örteceğiz. ALLAH'ıma emanet olunuz. ALLAH'a ısmarladık.
|