5 Ağustos 1976

MEVLÂNA’yım ben!

1 Gökyüzü rengini gelişten verir, kulları dengini sevgiden bulur. Cümlenize selam olsun, gerçeği arayan bulsun.

2 Sıyırdığın her olayda seyirci arama. Gemiyi gördü isen fırtınayı bahane etme. Yeni’yi YEMEN’de değil gönlünde ara. ‘Ordan geldiği gibi kalsın.’ dersen, uyumunu bulmuş olursun, hayır ile dolmuş olursun.

3 Her dal köküne bağlıdır. Ne var ki, her dalında verimi bir değildir. Hata dalda mı, ağaçta mı, kökte mi, toprakta mı? Toprak verdi ise ağaç alır. Dalın alma gücü uyumuna göredir. ‘Uyumu nasıl?’ derseniz, güneşe baktığı yerdir. ‘CELAL ile CEMAL aynı verimde midir?’ denildiği bilinir. Her olayın oluşumunu görmek gereklidir. Rahmet yel ile geldikte savurur, sel ile geldikte süpürür, aheste geldikte köküne indirir. Ne var ki hepsi de rahmettir. Yele sele kapılan, kökü olmayandır, ayağın yere basmayandır, sırtını YÜCE’ye dayamayandır. ‘Her sırtını dayayan güçlü müdür?’ dersen, gücü maddeden sıyırmışsan ‘Elbet.’ derim. 

4 ‘Genişlik kadere kapı mıdır?’ denir. Aynen derim. ‘Ne sözde genişlik?’ dendi. Yuyan oldum, gönüllerde olanı gördüm. Sofranın genişliği gerçeğin, sofranın genişliği niyazın ölçüsüdür. Almayı dilediğin, dönüşten yorumu sildiğin hayırdır.

5 Mercan denizi hatırlatır. Güzellik renkleri ölçüde buldurur. Yanılma yok. ‘Olan yazımdır.’ deyiniz, olduğu gibi güzel bulunuz.

6 Yerini aradığın, yalnız görüntüyü verir, niyetten uzak kalır. Gerdiğin ipte serdiğin görülür. Ağaçtan baktıkta, ‘Uygun.’ denilir. ‘Yarattım.’ dediğin niyetindir, olay değildir. Yaratmak kula değer değil. ‘Göç var mı?’ dersen yok derim. Cemiyet, çizmeye değil çözmeye değerdir. Denenmedik olaya yol ara. Göreceksin, kapı-kapı götürecek, her kapıda yarattığı kulunu gözettiğine şahit olunacak. Karşımızda olana dedim, kapıdan kapıyı sorana. Öğündüğün görülenden değil, ‘Elim çizecek, dilim çözecek.’ dediğindir. ‘Elim neyi çizer?’ denir. ‘Kaderim.’ dediğin, ona uyduğunu. Gerçeğin dışına değil öz yapısına girdiğinde, dilden çözmüş olursun. ‘Yumuşak yolumu aldım, EYVALLAH dedim.’ diyeceksin, yerini öyle bulacaksın. Çizemediğin nedir? Kaderin. ‘Ona uydum.’ dediğin an, çözmüş olursun. Örnek olacaksın. ‘Nerde?’ denir. YAZAN’ın ÖZÜ’nde, kulunun gözünde.

7 Aşmayı yeminde değil zeminde dene. Aman demeden bekle. YM.

8 “Darıyı ekeyim, buğdayı dökeyim, güzel gördüm bakayım.” dedi YUNUS’um geldi:

9 "Ektiğim döktüğüm sizlere, baktığım bizlere olsun, sevgi gönüllere dolsun. Taş attım suya, dil döktüm kuzuya. Ne su şikayet etti, ne kuzu. Almadı mı sözümü, bilmedi mi sazımı dedim, suyun başında durdum. Görüştü bana, ben ona baktım, suda muhabbet çerağı yaktım. ‘Su ateş almaz, gölge aslına bakmaz.’ diyene; baktığım suda kaldı. Bakasın dedim. O baktı kendini gördü. Ne yaktığını bilmem, çünkü orada kalmam. Bilenin bilmeyenden farkı, uydu isedir.”

10 Aşımız sofraya konur, her yiyenindir, meydan her girenindir. ‘Nerden alayım, nerde kalayım?’ diyenin sorgusu, aldığı kaldığı yerden değil, bulduğu yerden dönecek. ‘YAR ELİ, YAR DİLİ olayım, O’nun BİRLİĞİ’ni bulayım.’ dendiği gün, yükünden sıyrıldığın gündür. ‘Çevreyi işledim, güzeli düşledim.’ diyenin sözü. Gecenin dönüştüğü, sabaha eriştiği bilinsin. ‘Yerimde serimde yumak düğüm oldu, düğüm elimde kaldı.’ demesin. YM. Değil. Karşısında olanın. 

11 Niyazın yeri boldur, güzel olan haldir. Kalana yol sorma, gidene diken verme. Dumansız olmayı dene. De ki: ‘Aynayı elime aldım, kendi yüzüm gördüm.’ ‘Nasıl gördün?’ derseniz, baktığım gibi. Günün yorumunu geleceğe bağlama. Gelecek, sana bağlı değil. Her an yenidir. Gelecek, yeniden yeni. Çözmeğe çalıştığın gelecek olmasın. Güzel bekle, güzel bul. Girmeyin darlığa, bilin VARLIK’ı. ‘Almak bizden uzak.’ demeyin, almaya tamah etmeyin. ‘Neden?’ denir. Aldığın almadığın O’ndandır, senden değil, O’nun YAZISI’ndandır, gayretinden değil. ‘Olmayacak mı?’ demeyin. Olacak. Ne var ki, önce bulut gelecek, sonra rahmet inecek. Öyle ise, bulut dert mi? 

12 “Geldim verdim. Sağdan sola, doğudan batıya gönül koydum.” diyenin elidir. “Vurmayı değil, sevmeyi deneyin.” dedi, resmini verdi, yürüdü. Durmak vermez yürüyün, sormak yetmez arayın. Kim denir, resim sorulur. OSMAN adı anılır. EYVALLAH. Yol soranın, ‘Nerden?’ diyenin, uykuda olanın. YM. 

13 ALLAH’ıma emanet olunuz, aldığınızı biliniz.

14 Suyun aktığı yerde susuzluk sözü olmaz. Alan kul susuz kalmaz. ‘Boş geldim, boş döndüm.’ diyebilir misin? Almadı isen dökülenden şikayet edebilir misin? Sorulan, kaynağın ötesidir, içinde değil dışında kalandır. Yönünü buldukta başka yön sorulsa, içe değil dışa dönük olur. Yanılma yok. ‘Aldım şükür.’ diyesin, gönlünü aydın bilesin. 

15 Akan suya kova ile su katılmaz, katılan katreden sayılmaz. Ne kadar alsan, akan su eksilmez. ‘Olduğum gibi kalayım, kaldığım gibi bulayım.’ de. Niyazı öyle olsun. ALLAH’ım cümleden razı olsun.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH