|
24 Şubat 1977 MEVLÂNA’yım ben! 1 'Yeniye bakmaya,
ateşi yakmaya, yön bulur muyum?' dersen, yolumuz açık derim. 2 Günün geleni
çiçeğini toplar, her kulu güzel günü bekler, gölgede güneşe bakar,
toprağı kardı ise tohumu ekler. Her ekilene ALLAH'ım yol verir, boy vereni
anında görür. 'Suyun akışında, güzellik vardır! Yumuşak olunuz, akan
suya uyunuz!' dediğim odur! Duman YM değil, dumana yer yok demek.
ALLAH'ım cümleden RAZI olsun! 3 Cemaat bir etti, bir
oldu pir etti. Mümin yolunu bilir, 'Nereden yol alsam, nereye varsam?..' demez.
Miyyar bilenin, niyaz duyanındır! 4 ('Mahzen sırlar, şarap zorlar.' cümlesini, biraz daha
açık olarak verir misiniz?) Sırdan maksat bilimdir, şaraptan maksat
ilimdir. Bildikçe, sırrını çözersin. Bilim manayı, ilim maddeyi söyler. Dünyayı
çözenin, yolunu çizenden olduğunu bilmek, kulluktur! Aydan soran ilme
yönelir, kainattan soran bilime. 5 Dönük
olandan bilmedik, ayrı gayrı sormadık; bir verdik, bir ördük, cümle önüne
serdik. 'Alamadım!..' denilen, verilmeyendir; verilmeyen, çözülmeyendir!
Olumsuzluk kulun yargısıdır, yumuşak olmayanın kaygusudur. 6 "Oymayı
ele aldık, ağaç dalını saydık, güzelden güzeli gördük, duyana şarkı
söyledik." dedi, YUNUS'um sözü aldı: 7 " 'Oyundan çıkamazsan, doyuma yön ver;
suyunu bulamazsan, dostundan sevgi öğren!' diyene de ki; 'Aldığım
bildiğim HAK'tandır! Yerimi değil gönlümü doldururum, candan
değil canı oldururum. VAROLAN'ı bilendenim, VARLIĞA gönül
verendenim!'" MEVLÂNA'yım!.. 8 Cümle ile BİR'liğimiz
kuruldu, cümle için niyazımız edildi. Dağdan taştan yol bulan, cümle
ile niyaza katılanlardan ALLAH'ım RAZI olsun! ALLAH'ıma emanet olunuz. ALLAH'a ısmarladık.
|