|
1 Mart 1977 Mevlit
Kandili MEVLÂNA’yım ben! 1 'YA ALLAH!' dedik, YAR
diye yola çıktık. Gönüller kase, aşkımız şarap oldu, cümle ile doldu,
cümlede buldu. 'KÂL.' denilende, kuruntu silindi, durak yerini bildi. Niyaz,
'DOST.' diye-diye edildi. DOST'a kanat açıldı. El elinde olsun. YÜCE günümü
bağladı, 'Kullarına daim etsin.' denildi. AMİN. 2 'Umduk.' diyenin
umduğunu verdik, sahip olanı kutladık. 'Sahip olan kim?' denildi.
'Umduk.' diyendir. Ummak; VAROLAN'ın vereceği, verecek diye beklenendir.
Ne var ki, ummak için soyunmak gerektir. Giydiğim vermez. Doğuş;
kainatın vurana sesi, bilene süsüdür. Görene yol açılır. 3 "Niyazımız
gönüllerde, sohbetimiz cümlede olsun." dedi, ALİ geldi. 4 "ALİ'yim yol
aldım, gönüllerde hal buldum. Halden yerimi sorana; KUR'AN dilinde, VARAN
gönlünde olsun. Seven sevdiğini, 'YA ALLAH!' desin, selamını göndersin.
Sevenin sevdiği, kanına canına yakın olanı, gönüle dolanı. ALLAH'ımın
RESULÜ'dür. Selamı ile geldim. "Kaybolanı cemde buldum, cahilde sildim, alimde
böldüm, güneşe serdim, hepsini BİR gördüm." Dedi. Ne cahile küfr, ne
alime remz tanıyın. Hepsini bir görün. Hepsinden bir alın. Küfrü cahilde
silersin, şerhi alimde bölersin. Öyle olduğunda; cahil de verir, alim
de. YA ALLAH, LAİLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH. Yerden gökten
söz bilen, AŞKI'nda ÖZ'ü bulan; RABB’ine KALEM, ümmetine KUR'AN
olan." dedi ALİ yürüdü. 5 YUNUS'um der
ki: "Yaş ile, baş ile, güneş oldu AŞK ile. Sabır
HAK'ta, söz bizde olsun. Sordunuz, 'Resim kimdir?' RESULÜ'nün on dördü.
EYVALLAH. Yuyan olsun, adı gelsin denilen, elbet gelir. Adını bilir,
bildiği gibi verir. 'Resim nasıl?' denilir, 'Kime verilir?' diye
sorulur. Sahip olabileceğe. 'Niyaz.' diyelim, gecede sohbeti öyle
verelim. 6 Dizimi
koysam yere, tuğlayan olurum; gönlümü versem, 'Alın, paylaşın.' desem,
dağlayan bulurum. Gönlünü dağıtan aşksız kalır mı? Diz yerde,
gönül nerde? Diz ile biz olalım, biz ile söz alalım, sözü aşka
bağlayalım. Dizimiz o zaman yer bulur, gözümüz o zaman KABE'yi görür.
'Kanat açıp uçalım, dar köprüden geçelim.' desem; yumuşak yön ister, var
olan beden yok olan nefis ister. 'Var olan beden nedir?' dendi. Boşa
gelmeyiş. Neyzen nayı üfledikte ses yoktan gelir. Ne var ki, nay vazifeyi görür. Vazifesi nedir? Sese
kalıp olma. 'Vuran.' denildi, daha önce sözü edildi. Vuran da bulur vurulan
da. Vurulan ses verir, vuran nefes." MEVLÂNA'yım! 7 Katip kalemi bilir, yazar yürür. Yazdığı
onun değil, yazdığınındır. Katip kime yazdı ise, onun niyetini verir.
Alan görür. Her kul niyaz eder, 'ALLAH'ım.' der diler. Alan, dileyeni görür. 8 YUNUS'um der ki: "Beni bilene 'Gör.'
desem; YA ALLAH dedikte yeri midir? Dilden verse, 'Niyetim körüm müdür?' denir.
Caiz olan niyet; yuyan yolunu bulanındır. 'Nasıl?' dendi. Yuyan yolunu bulan,
niyete niyaz etmez, hastere niyaz eder." 9 OMAR der ki: "Şerden kaçayım
diyen, şerri kendi yaratır. ALLAH'ım yolunu öyle aratır. Nardan tane
alanın, zordan şikayeti kalmaz. Ayyaş olanın kainatta çiçeği
solmaz. Neden? Her olayı hoş gördüğünden. 10 Daire çizersen görürsün, bir uçtan başlarsan aynı çevrede dönersin. Genişleyebildikçe açılır, cümleye yönelirsin. Kesitli çizersen, dönüşler olur, dönüşlerde durulur. Bilmece değil. Denilen ÖZ'ün çözümüdür. 'Niyetin kesitsizse.' niye denilir? 'Nasıl?' dendi. Olumsuzluktan uzak kalmaz, kesitte çare bulmaz, daireye talip olur, doğuş öyle bilinir. Dağınık düzene gönül konmasın. SAHİP OLAN'dan, verdiği gibi göreceği, her olayı hayır yolda öreceği bilinsin. 'Somut yargı...' denildi, niyaza öyle duruldu. Kainatın soracağı, sorumsuzu düreceği bilinsin. 'Dizimi yere verdim, niyaza öyle durdum; olana niyaz ettim.' dersin. ALLAH'ım niyazını olumluya bağladı, her kulunu hayır yola eyledi. ALLAH'ıma emanet olunuz." 11 ALİ'den üç öğüt geldi, alınız: " 'Güleyim
gülenle, seveyim bilenle, öleyim uyanla.' diyesiniz, niyaza öyle
varasınız." dedi selamını iletti. 12
Niyaza vardık, 'ALLAH'ım.' dedik, 'Şahit olduğumuz, SEN'den
bildiğimizdir. Yargı dediğimiz, gönülden sildiğimizdir.' Saygı
sevenindir. Saygımız bol olsun. AŞK, uyanındır. AŞK'ınız gür olsun,
çağlasın dursun. 'AMİN.' diyelim, O'nunla BİR olalım ALLAH'a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH remz: işaret.
işaretle anlatmak. güç anlaşılır. gizli ve kapalı söyleme.
|