2 Mart 1977 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Günün yorumunda, kulunun sorunu vardır. HAK'tan ayrı kalana gelen günü dardır.

2 YUNUS'um der ki: "Sebepten sual değil, sorun açılır. Ne var ki 'ALLAH!' diyenin yolu geçilir."

3 Oyundan geçildi. Dayanışan yeniye yol alınandır. Yeni, niyaza verilendir. Gücün HAK'ta olduğu bilinsin! 'Güçlüyüm!' diyen kulunun gecesi yakındır görülsün. 'Dayandığım ALLAH'ım!' deyiniz, yerden gökten yardım dileyiniz. Beklenen gün tomurcuktur. 'Soğuk vurur mu?' denilmesin. Meydan yumuşak yolda olanındır. Desteği kulda bilen, yıkık duvara dayanan sarhoşa benzer. Meydan sayıya değil, saygıya yer verenlerindir. 'Saygıya yer veren kim?' denir. Değer yargısı; kulun düzene uymasında, uymayacağı olaydan uzak tutmasına yer verenindir. Kayguya düşülmesin! Olayda yargıya çoğunluk, suyun rengini verir. Azınlıkta kalan çoğunluğa uymaya, ALLAH RIZASI kul yargısı değerinde mecburdur. Müsterih olunuz, gölgeyi siliniz! Meydan sizindir, yol sizin, HAK sizin. Kim alır yobaz sözün, çalsa da sazın, gülecek yazın. Niyazımız cümle ile. Ayran durdukça ekşir. Onun için ekşitmeden içmek içirmek gerekir. 'Sevmeyi denemedik, yolunu bilemedik.' diyene de ki: Sevenin ölçüsü, sevilenden gelir. Acıyı seven de olur, ne var ki tatlıyı herkes sever. Yeniye gün açılır, gelen bal misali sevilir. Vakti denildi, aynaya bakanın korktuğu güne kadar. 'Nasıl?' denilir: Aynaya bakan yoluna taş konulandır.

4 YUNUS'um der ki: "Eğiteyim diyenin öğütü un misali olmalı, su ile karıldıkta değerini bulmalı. Taş misali olursa, kul başına gelirse; yorumsuz bilir, sorumsuz kalır, aynada kendini karanlık görür, öylece korkuda kalır. 'O gün.' yakındır, alay sakindir, niyet hakimdir."

5 OMAR der ki: "Yargıç yerini bilir. Olaylar düzeyinde kararını verir. ALLAH'ım olayları görür. Hak olanı, HAK yolunda gideni; ayırır, doyurur. HAK'tan ayrı kalanın yerini, dağılana getirir. Müsterih olunuz. Eli elde biliniz."

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

müsterih: bütün kaygılardan kurtulup gönlü rahata kavuşan, içi rahat olan.