|
7 Mayıs 1977 MEVLÂNA’yım ben! 1 Cümleniz bir bulduk,
sevgi ile olduk. Selam olsun, gelen görsün. 2 " 'Selvi.' denilir,
yoldan görülür, adım anılır, YUNUS bilinir. 'Bilmedik.' diyene de ki: YUNUS'u
bilmek değil, yolunu bilmek gereklidir. Ayda bildiğine değil,
gördüğüne uyarsın. Seste duyduğuna uyarsın. Her olaya olduğu
yerde bakarsın. 'YUNUS'u andım.' dediğin, adına beyit kurduğun mudur?
Yoksa yoluna niyet kurduğun mudur? Güzel, ne güzelsin dersem, olayı anlatırım. Yarattığına
bakarsam, dolayı anlatırım. Elbet birbirine bakar, ateş olsa gönülde
çerağ yakar. 'Ateş olsa nedir?' dendi. Her bakan ne görür? Her gören
ne bulur? Her bulan nerde uyar? Her uyan nerde doyar? Elbet, zincir misali
halkalar birbirini bulacak. YAR gönülde oldukta, seven yolu buldukta birlik
yerini bulur. Her bulan bulmayanı arar. Arayan, aramayan sözünü HAKK'a
bağlamayan, yine de bulur. Gün gelir ÖZ'e döner. ÖZ söz ile bir oldukta
verenden olur. Yanılma yok. Söz ile uymayanın ÖZ'ünde hata aramayalım. Hata
görgüde kalır." 3 "Bağlıyım ezelden,
gördüğüm güzelden, bildiğim eserden. SIRRI ile sırlandım, dünya
günümde horlandım. Kucağa gelenle, kainatı bilenle yaşadım. Gemiye
uyanla, yoluna düşenle oluştum, aranızda buluştum." dedi,
MERYEM sözü aldı: 4 "Dağ ile ovaya
bakarsan, düz ile boz görülür. Yola çıkarsan, toz görülür. Kadere uyarsan düz
örülür. MERYEM, uydu diye sevilir. DOĞAN'a selam olsun, ondan gelen selam
sizleri bulsun. DOĞAN'ı bilmeyenden değilsiniz. Yağın
damladığı, balın eklediği, cümlenin beklediği yerini bilir.
'Yoğurt yesem.' diyenin aşı yeterli midir? Elbet. Şifasını
yoğurttan alsın, niyazımız onun ile olsun. (Kime denildi?) Yanınızda olanın eşine. (j'ye mi?) EYVALLAH. Yeniyi
bilenden, gelene uyandan ALLAH'ım RAZI olsun. Üç olumdan alsın. Daldan
aldığı meyvayı, yoldan sildiği kahveyi, yağ ile bal ile
andığı sofrayı hafif tutsun. Cam perdedir, can nerdedir? Aradığın,
gördüğündedir, aramızdaki bağ sohbetimizdedir. Açılan gedik,
buluşanların meydanındadır. Günün yorumu cümlenin durumundadır,
durumunadır. Gelenden sorulan, nesilden anılan, verilen yorumun yankısıdır.
'Bağlantı olabilse, her biri alabilse.' denir. Nesilden geçen aranır.
Gelen geçeni siler, zaman nesilleri böler. Bilenin bildiği kendine
ölçüdür, gelene alçıdır." 5 'Alçı
nedir?' dendi. Heykel. Gezildi görüldü. Sorum hepinize. Ne alındı? Gelen
gelmiş, binayı kumuş, gelen gelmiş binayı yıkmış, yeniden
kurmuş. Olanın ölçüsü budur. Yenileme. 'Yenileme iyiye gitmez mi?'
denilir. İyi ile kötü nerede aranır? 'Düzende.' denildi. Düzeni, kuran
değil uyan bilir. Kuran sadece kendini haklı bulur. Öykü olsa dile gelse,
dinle geç derdim. Halbuki verilen sohbettir. Yoğun çalışma dedik,
daha önce verdik. Düzden, yozdan bilinir, çiçek sevilmezse yolunur. Sevgini
ver, birlik bulunur. 6 "Oluştuk buluştuk ELHAMDÜRİLLAH." dedi, YUNUS'um söze geldi: 7 "Dağ üstüne çıkasın, ağacını
dikesin, nehre çubuk atasın, gittiği yere bakasın. Göreceğin nedir?
Alacağın RAHMET, bulacağın sebep. Yanılma yok. Dağda ağaç
dikersen, rahmetine erersin. Nehre çubuk atarsan, gittiği yere bakarsan;
sebepleri ararsın, olayları tararsın, öylece olursun, aradığını bulursun.
Hiç bir zahmet, rahmetsiz kalmaz, 'ALLAH'ım!' diyen yanlız olmaz. Geldik
döneceğiz, 'Ne güzel gün.' diyeceğiz. Rahmeti bulduk, halimize
şükredeceğiz. Daha önce verdik. Gezelim görelim, gördüklerimiz ile
bir olalım, birliği öyle kuralım. Yerimiz bilinse, toprağı karılsa,
duyandan mı olunur, uyandan mı bilinir? Olduğumuz gibi bilinelim,
bilindiğimiz gibi sevilelim. Sevdik diye sevinelim. Çünkü her sevilen
SEVGİLİ'dendir. Olduğu gibi alalım, nesilde hata aramayalım.
Hata aradığımızda, kimseyi yargılamayalım. Yargı ALLAH'ıma mahsustur.
YAZAN O'dur, yozan O'ndandır. Cümlenize selam." dedi, YUNUS'um yürüdü. 8 Bağdan her geçen üzüm alır mı? Her üzüm
alan güzeli bulur mu? Güzeli bulan şarabı bilir mi? Her şarap içen
sarhoş olur mu? YUNUS'um sessiz olmaz, söze girmeden durmaz. "Üzüm
yesin bilsin, şarabı içsin görsün, sarhoş olunca, olsun." dedi
yürüdü. Yoğun sözün vergisi, gelenlerin sergisi. HAK SOHBETİ denilir,
yumuşak yola girilir. Doyum olmaz elbet, uyum vardır. 9 'Geldik gördük.' deyiniz, el ele veriniz, bir
olunuz, seviniz sevininiz, ALLAH'ıma emanet olunuz. 'Bağlandık.'
dediğiniz yerde bizleri anınız. Gelendeniz, verendeniz. ALLAH'a ısmarladık.
|