12 Temmuz 1977

MEVLANA’yım ben!



1 ‘Güç.’ denilen yenilir, 
‘Olmaz.’ diyen yanılır. 
Her olaya nasıl gönül koyulur? 
Ayrı geleni görme,
 bilmeyene hiç sorma.
 Kumaşı aldığında, rengine baktığında; 
düşündüğün yakışandan mı? 
Alınan sevilendir, sevilen övülendir. 
Öyle oldukta, 
yerden aldıkta; 
YÜCE’den geleni bilesin, 
‘Şükür ALLAH’ım.’ diyesin. 
‘Dayandığım.’ diye düşünesin, gücünü O'ndan alasın. Dayandığım YÜCE’dir,
 güzel olan nicedir.
 ‘Günüm geçti, 
ömrüm geçti.’ dersen, 
yanılmış olursun. 
Gün geceye, gece, güne döner.
 Her olay, gelecek olayı yener. 
Dumanın var ise ‘Sığındım ALLAH’ım.’ de. 
Malik ol ki HALİK’i bilesin. ‘Varolanı bilişe var isem,
 VAREDEN’i bileyim,
 bildiğim anda huzura varayım.’ diyesin.


2 ‘Ben yerde miyim, gökte miyim 
bilemedim.’ denilir. 
Kendini boşlukta buldu isen mesnet ara. 
Unutulmasın, kul asla boşlukta değildir. 
YARATAN’ın GÜCÜ her an kulunun sırtındadır. 
O'na dön, kim ne derse desin. 

Dağınık düzen kurulur,
 dağılan elbet bir gün yorulur. 
Yorulduğu anda durulur,
 CAN ile CANAN öylece BİR olur.


3 Elden verdiğini dilden bölme, 
gönülden sevdiğini
duman ile örme.


4 “Destan yazalım,
 seveni saralım, 
her geçene soralım, 
delide bildiğini 
VELİ’de görelim.” dedi 
PİR SULTAN ABDAL geldi:


5 “Dizi-dizi dursalar, 
her geleni sarsalar, 
sizi bize sorsalar; gördüğüm gibi derim,
 sevdiğime söz sayarım.
 ‘Sen-ben.’ deyip ayırma.
 Yerim cümleye açık olmasa da,
 gönlüm kainata açıktır.
  ‘Türbe?’ denilir sorulur, 
‘Yerin?’ diye aranır
. Onu dedim;
 türbeyi değil beni ansınlar, 
gerçekte duyana uysunlar. 
‘Doluyum.’ dediği yerde, elimi bilsin elde.
 EYVALLAH.

6 ‘Oruç-namaz’ denildi, ‘Kılmam? ‘diye soruldu.
 Kılandan kılmayandan ALLAH’ım RAZI olsun. Yoğurt misali mayayı alsın. Güzellik alışta elbet. 
‘Gelişe uyduran mı,
 YOLU’nu bildiren mi?’ denilir.
 Unutulmasın, meyve erdikte ele gelir. 
‘Yere düşen?’ denildi. 
Yere düşen, yeni ağaca namzettir. 
Çok ile azı dert etme, ‘Madde manayı siler.’ deme.
 Manayı izledik te, 
gönlünü besledik te; mana maddeyi siler, 
kulunun yüzü öylece güler.


7 VEREN’in sereni olalım.
 Serdiğimize aklımızı takmayalım. Ser, yürü; gelecek sergiye kendini hazırla. Alacaksın, mana ile dolacaksın. Geçenin oluşturduğu, olayların eleştirdiği, 
dost-düşmanı birleştirdiği günde; 
kendini bulacaksın. ‘Ne demek?’ dendi.
 Ayrıya düşülmeyen gün demek. 
Dost isen düşmanı bilmezsin.
 Başına taş gelse düşman olmazsın.
 Söylediğim odur. Yerden gelen,
 YÜCE’nin VERDİĞİ’dir. Geçici olan, 
ekin misali biçilendir,
 biçildikten sonra dahi 
türlü hale düşülendir.
 Un oluşu, kulun bilişine denktir.
 ‘Sabah doğuşa,
 akşam batışa.’ dersiniz, 
dönüşten dem vurmazsınız.
 Gece ile gün döner, birbirini dener. 
Olaylar öyledir. Geldik bileceğiz, bildiğimiz gün olacağız. 
‘Bilmezsem?’ denmesin,
 bilmeyen kalmaz.
 Dengeyi bilmeden kurmaz.”

ALLAH’ıma emanet olunuz

 

ALLAH’a ısmarladık

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH