30 Ağustos 1977 (2)
MEVLANA’yım ben!
1 Gayretten alınsa,
hayrette verilir,
havale edildikte
silinir.
Suyun aktığı yerde,
sanılmasın sevgi bölünür.
Geçici
olan, sahifeyi yırtandır, yırtmaya çalışandır.
Doğuştan
aldığında,
sayıda kalmadı. Dayandığı yeri bilene
uymadı.
Uyum sayıyı kapatır.
Açtığı geçtiği sahifeleri
bilemeden geçen.
Bilip de geçen, yargısını görgüsünü eğitir. ‘Her
yaşanan günde
kul kendini yargılamalı’ dedik,
daha önce
verdik. ‘Günü geçti,
geleni atlarız.’ diyen,
sayıda kalmayandır. Koyunu
saymadan
dama koymazsın,
sürü olmadıkça davar demezsin. Teklerin
birliği bütüne götürür.
Her sürüde ayrıya düşen olsa
da,
çobanın görevi
ayrılanı getirmektir,
davarı
tamamlamaktır. Davarını gütmeyen çoban,
çoban olamaz,
vazifede
kalamaz. Konumuz odur.
Sürüye katılmayan, uzağa gidemez çevrede
kendini veremez.
2 Çiğ ette söz,
ele alanındır;
pişmişte,
yiyenindir.
YAZAN ne yozanı, ne bileni ayırır.
Katılan dostun
yastığı geniş olsun,
dört yaprakta herkes yerini
bulsun.
Ayarını verecek,
düzeni kuracak.
Çünkü değirmene
değirmenci gerekli.
(Resim:
HAZRETI ALİ, SOMUNCU)
3 SOMUNCU ele gelse,
görgüde dile gelse;
elbet aldığını
verir,
sözü HAZRETİ ALİ’de kalır.
Güzeli verendir,
vereni
sevendir.
Görende yardımcın olacak.
Aramaya gerek yok. Yerinizi
bulacak,
değirmene oturacaksınız.
HAZRETİ ALİ,
ayakta durur;
SOMUNCU, kucakta dürür.
Gönülden alışın
değeri;
arı-duru oluştadır,
olduğu gibi
kalıştadır.
Daha önce verdik,
geldiğimiz gibi kalalım, gördüğümüz
ile bulalım.
Katılık, bulmayı geciktirir
olmayı değil. RUH,
olmaya değil, bulmaya gelir.
Neyi bulmaya?
Aslını.
4 “Yol bizim, söz sizin.
Sözümüzün özünde, O'nun SESİ vardır.
Gürlük hürlüğü getirir.
Hür olanda, sevenin yorumu görülür.”
dedi
HAZRETİ ALİ, sözü aldı:
5 “ ‘Gel.’ diyene bağlansan, ‘YAR.’ diyenle eğlensen,
her
yanına su versen çok mudur?
Gelişimiz verişimiz,
eğiteni
dürüşümüz,
dağıtanı görüşümüz,
öğütenden
soruşumuz
ayna misali olur.
Değirmen döner,
düzenini
bulur.
RESULÜ’nün Selamı’nı getirdik.
Gelenin yazısı,
silenin
kazısı olur.
ALLAH’ım her olanı GÖRÜR.
Gördüğü
gibi
ördüğü yönde sever.
Sevende alanın örgüsü vardır. ‘Neden?’
denilen odur,
düzende örgüye uyan.
6 Yargıda sayfayı açmayalım,
YAZAN’a bırakalım.
ÖZ’ümüzde
dahi
değeri silmeyelim, ‘Ben neyim?’ demeyelim.
Yakışan
O'ndandır,
seven O,
sevilen O,
sevdiren O.
Öyle
olduğu bilinsin,
kesin yargı silinsin.
ALLAH’ıma emanet olunuz.
Vergimiz
yolunadır, kullarının hayrınadır.
Selam! Selam! Selam!”
7 ‘Niye üç selam?’ diye soruldu.
SÜNNET-İ
ŞERİFİ’ne uydu. Soyundan gelenin,
gizlide kalanın vergisi,
günde açılır.
Huyundan gelenin yargısı, geçende örülür.
Gönül hayır
ile örüldüğü yönde, ölçüsünü alır.
8 Ağda balığa tuzak olma durumu varsa da,
yosun
balığı saklar. Ağ, düzenin uyumunda yerini alır,
gerekenin
gelişini sağlar. ‘Olmasa?’ denir.
Olduran, gerekli
olduğunu sanır. ‘Olduran kim?’ denildi.
Ağı atan, ‘Balığı
alayım, madde ile bir olayım’ diyen.
Çözümü verildikte özü bulursunuz,
vazifeyi
öylece anlarsınız. ‘Yosun balığı korur.’ dedik.
Unutulmasın;
fikirlerdeki düzen,
manevi yardımdır elbet.
Akıl mantık kuldadır,
değdiğin
senden,
sevdiğin cümledendir.
9 ‘Daha önce gördüm,
seni tanıdım.’ denilen, RUH birliğidir.
RUHLAR’ın gelişme ölçüsüne göre dolaşımı olur.
Senden
değil öğütenden verdim.
(c mi?)
EYVALLAH.
Yeniye uyduğumuz, gönülden duyduğumuz,
bilgi
ile oluşturduğumuz bilinir.
Geleceğin değil,
olacağın
yorumu verilir.
Gerçek;
tekrar gelişinden biliş
değil. RUH’unda olan paklığın bilindiği,
dolaşıma yer
verildiği bilinsin. Bilgisi görgüsü yalnız orada değil.
Ne var
ki,
onun rüya idi. Gittiğini bildi,
bildiğini çözdü.
Öğütücü
RUH, yapısı ile gezer,
geçtiği yeri bilmeden geçer,
bedeni ile
gittiğinde seçer. EYVALLAH.
Yalnız daha önce verdik,
RUH
bedenden ayrılmaz, düşünce ile gider. ‘Öyle oldukta gördüğünü nasıl
alır?’ denildi. Burada alıcı,
orada verici olana bağlanır.
RUH
yansıtıcı, televizyon gibi.
Ne var ki, kulun alıcı-verici özelliği
olmalı. EYVALLAH.
Bir de gidebilen gider,
gidemeyene verir.
Gören
tanıdığını sanır,
olay budur.
Gerçeği bölmeyelim,
katılana yorumdan uzak kalmayalım. Yorumun gereği, uyumluluğu
gerektirir.
ALLAH’a ısmarladık
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH