|
24 Eylül 1977 (Avusturyalı soprano madam h ile Selçuk YEDİ
UYUYANLAR'da alınan sohbet) MEVLÂNA’yım ben! 1 'Her yerde, her anda
beraberiz.' dedik, daha önce verdik. Geldiğimiz gördüğümüz, selam ile
durduğumuz, Doğu ile Batı'yı bağlayanda çözüleni verdik. 2 Doğu'dan el alan,
Batı'da düze gelen, YEDİ'den yolu soran; adı ile geldi, samyelinde durdu.
CAN BAPTİSTE. Yaprağı açarsan, dalından seçersen; olduğu gibi
çözersin, altı kapıda altı geçit aşarsın, öylece aranan dehlize geçersin.
Dörtte durulur, beşte gerilir, altıda girilir, yedincide açıktır. Sözün
altısı değil, ÖZ'ün altısıdır. 3 Konuk gelene de ki:
'Çerçeve açılacak, Güneş'ten geldiği gibi verilecek.' Gölge açmaz
dertliye verdiği gün, sabah seherde bulduğu gün. Gine gelecek,
dilediği açık seçik verilecek. Damlaya damla ekledi, akan suyu bekledi.
Elbet nasibini alacak, aradı bulacak; SEVGİLİ'den diledi, gönlüne
AŞK'ını doladı, gelişte verdiği gibi, görüşte bulacak. 4 Selam ile geldi, SENT JAN
söze girdi: "Doğu'dan gelenin, Batı'da sözü açılır. Kaç, gelenin;
haç, bilenindir. Kaç; sorguyu açandır. Duyanın dünyada yeri, ahirette
sevgilidir yolu. 5 Dardan geçen,
Doğu'da seçen; gün doğuşunu alsın, her gün oraya dönsün,
doğan ile batana güzel desin, denizdeki batık gemide satıh aramasın!
Olduğu yerde duranda sır vardır, sır kapısı dardır. Duman giremez.
Doğuşa, dönüş gereklidir. 6 Gecede
açılan kapıya, eşikte duran taşa eğil de bak. 'Hangi kapı?'
denilir. CAN BAPTİSTE'nin durduğu kapı. 7 ALLAH'ım sevenlerle olsun, sevenler kainata dolsun."
dedi, selamladı, yürüdü. 8 Gelişimiz, elbet yalnız değil. Her
anılan, sevgi ile aranılan, beraber olur. 9 ALLAH'ıma emanet olunuz, YUNUS'umun sözünde
niyaza durunuz. Gül ile bülbülü AŞK'a örnek alsan, yağmur ile
toprağı nasıl izah edersin? AŞK; bulut gibi gelir, yıldırım gibi
çarpar, yağmur gibi akar, RAHMET olur toprağı yaprağı yıkar.
ALLAH'ıma emanet olunuz, YUNUS misali AŞK'a düşünüz. ALLAH'a ısmarladık.
|