|
26 Eylül 1977 MEVLÂNA’yım ben! 1 Yapıya usta, kuluna
dostta değer ararsın, her olayı gönlünce kurarsın, dileğince
yorarsın. Gerçek, olanı olduğu gibi. Anını yaşa, anda olandan ötesini
bekle! Dert, dört yanı sarmaz; kul yolunda oldukta, olaylara dert diye bakmaz.
Huysuzun verdiği, huzuru yerdiğidir. Kardığın helvada
şekerin tadı vardır, kurduğun yuvada huzurun adı vardır. 2 Yemeniyi giyenin, yolda
üzüm yiyenin, 'Kadere razıyım.' diyenin; HAK YOLU'na uyduğu, yerini
günden aldığı bilinir. Kulunun oluşu, seveni bilişindendir.
Seyrini dilediğin, 'Yeni, nedir?' dediğin; güne dönüşü, aydın
oluşu verir. Uyumsuz olan her halini sildikte, her olaya güzel diye
baktıkta; yeniye kapı açıldığını göreceksin. Manevi ferahlık, maddi
aydınlığı getirir. Manen olgun kulunun; maddede bulacağı, huzur ile
dolacağı açıktır. 3 Uzun günün deyimi,
dilden gelir yorumu. Gönlü açık olanın, uyumu kolaydır. Sadece, 'Her an
YARDIMCI'm yanımda.' desin, onu ansın. Bilinen yardıma söz edilmez,
bilinmeyende görülmez. Daha önce verdik; 'Olumsuza gönül koyma.' dedik. ALLAH'ıma
emanet olasın. 4 Yolunda; üç duy, dört
düşün, bir söyle! Az söyleyen, öz söyler; öz söyleyen gönüle hitap eder.
Çok söz yanıltır, çok düşünce -(bir can ekler 'Yüceltir.')-, çünkü doğruyu buldurur.
EYVALLAH. Çok söz ile değil, öz söz ile kendini bildirebilirsin. 5 Merdiven
çıkmaya, YÜCE'ye bakmaya destek dileyendensin. Eldeyiz, gönüldeyiz. Dilden
alalım, olaylara olumlu gözle bakalım; yermeyelim olumsuz görmeyelim; sevgimiz
bol, dil ile bölmeyelim; yeminden uzak kalalım. Yol bizim, hal bizim; dil de
bizden olsun, güzellik öyle bağlansın. ALLAH'ıma
emanet olunuz. ALLAH'a
ısmarladık.
|