16 Ekim 1977

MEVLANA’yım ben! 

1 Gizli yol halden vermez, güzel söz yerden silmez, yedek denilen sahifeye nakledilenden olmaz

2 Çiçek açtığı yerde güzel, döküldüğü yerde gazeldir. Şahit olanın yargısı, sebep olanın kaygusunu siler. Demirde düzen elden gelir, kumun verdiğini ayak siler. ‘Dört yönde yerim, her kula gönlüm var.’ dersen, düşünde gerçeği bulursun. Düşünden maksat; usunda oluşturduğun, sayesinde buluşturduğundur. Çevrende olanın, düzende yerini verdiği bilinsin. Hal ile aldığını, dilin tekrarlasın. Unutulmasın, gönülde şahit YÜCE’dir.

3 Sedef düzende gazele uyar, ağacı ehli oyar, oyduğuna sedef kama koyar. Usunda demir misali aldığı, tavını bizden sorduğu bilinir. ‘Ocağımı bileyim, yerimi yönüme çevireyim, yuvamda düzenin gerçeğini bulayım.’ dediğine, gönülden katılırız.

4 Suyun akışına yardımcı gelenin, gününde yolunu veren, sevginde varlığını gösteren, anıldığı günlerde yardımına gelen EYÜP SULTAN. Var olan yerini verir. ‘Yok olan?’ dersen; var olan yok olmaz, yok ise bilinmez. Gerçeği dilin ile, gönlün ile aç, sevdiğin yönde yapını seç.

5 “Emeğim ödense mağara örtülürdü, yağışa kuyu açsa birbirine katılırdı.” dedi, EYÜP SULTAN söze girdi:

6 “Semer yük alana verilir, koyun çoban tarafından güdülür. Çiçeği seven besler, evini süsler. Öyle oldukta, ‘Çiçeği komşuda seveyim.’ kendimi, ‘Sevdim.’ diye nasıl öveyim? Seven, sevdiğinin dikeni de olsa sever. Kul gülü diken ile över. Yolumuz öyledir. ‘Gül neden dikenlidir?’ denildiğinde, ‘Ham eller yolmasın.’ demiştik.

7 Güzellikler daima örtülerle verilir. Sahip olana sedef kakma masa sunulur.”

8 ALLAH’ıma emanet olunuz, gönülden açılan sorguda cevabı verildi,

EYÜP SULTAN gayretinde görüldü.

ALLAH’a ısmarladık

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH