15 Kasım 1977
MEVLÂNA’yım
ben!
1 Gölgeleri açalım, yönümüze
ulaşalım diye veririz. Her kulunu severiz. Sahipsiz olan yoktur, ebeveyni
olmasa da. Sözümüz özel değil, kainat için geçerlidir.
2 Funda dağda, fulya
bahçede ise de; YARATICI BİR'dir, vericisi gürdür. Dünya, kainat
değildir. Kainatta varolan gerçeği apaçık görenler vardır. Dünya ilk
merhaledir. Yıldızlar dediğin mekana bağladığındır. YARATAN'ın
güzellik felsefesine ermiş kullarında çözüme getirdikleri, 'Lâ mekan'
olanlardır. ('Lâ mekan.'
nedir?) Mekansız demektir. Mekana değil, KIR'AN'a
uyalım. (KIR'AN nedir?)
Ayırmadan okursan KUR'AN. KUR'AN'ın hitabı demektir. Korkuyu silene
doğruyu verendir. Sevgiyi bulana, yolunu açandır. KIR'AN tektir. Arapça.
Kainatı gözle, güzeli özle; göreceğin KUR'AN'dır. Okumak dahi yetmez,
yorumda hataya düşmemek gerekir. KIR'AN herkese açıktır. Ne var ki, her
kulun yorumu ayrı-ayrı. Yazımız da öyle değil mi? Dış manası açıktır,
iç manası yoruma göredir. Her yazar açık verir, kitabın verdiği, kendini
açtığındır. KUR'AN kainatı verir. Seni sen çözer verirsin, ayrıca çözüme
gerek kalmaz. (Siz de
Mesnevi'yi aynı yolla mı aldınız?) Elbet. HAZRETİ ALİ'den
yardım aldım. Ne var ki günümde değil, göçümde bildim. 'Kendi AŞK'ımı
söylüyorum.' dedim, bir de baktım kainata tercüman olmuşum.
3 Göçenler olur mu hiç,
yaratılmışların cümlesi, hava su dahi. Daha önce dedik; rüyalarda yorum,
gönlüne en uygun gelen. Ne var ki, hayra yorum olsun. Öz manası ancak
oluşmada belirir. Demek ki oradasın. Kul ölçüsü ile öyle, yorumda
olduğu gibi. Dünya yükselişi merdiven ile gösterir. Okulda sınıfları
geçersin, işinde terfi edersin. Yorumda da öyle olması gereklidir. HAK
YOLU, bilgi ile değil gönül yapısı iledir.
4 'ALLAH'ımın SIRLARI'na
uzanma.' dedik. Oluşumda
yerini, sevgi ile doldur. Dağdan dağa aşandan kumlu yolu
geçenden, böcek çiçek seçenden yerini sorsan; 'Havadan sudan.' der. Kedinin bünyesinde, gücünden güven
vardır. Geç kaldım demez, kendini darda bulmaz. Değişen nedir? Bilen
bildiğinden buldum, bilmeyen korunduğundan buldum sanır. Netice
birdir. Demette ayrı olmaz, yapraktan hata gelmez. Geyik misali seven, kendini
darda bulmaz. ALLAH'ıma emanet olunuz.
5 'Hem içmek, hem
yıkamak fazla.' demedim ki. Alacağın havayı, yıkanmış isen
hazmedersin. Bedene mal edebilmen için her zerrenin hizmeti gereklidir.
Aldığı toz ile bulduğu yağ ile meşgul olan zerreler, havayı
sıyırırlar, kul ile arayı ayırırlar. Gümüşten aldığını altından bulur
musun? Ayağına gümüş terlik giyer misin? Her var olanın yeri görevi
vardır. Hava gerekli ise, hava su gerekli ise, su güneş gerekli ise;
güneşi alacağız. Gereksiz diyemeyiz. Eksik kalınca demek, yorumu
uyutmaktır. Gereğini, sen bilmez misin? Hava su güneş
noksanlığı. Güneşin renklerini soymak, güneşlenmek
değildir. Bünyene her zerresinden mal etmek, güneşle kesin alış
veriştir. Elbet güneş her zaman verimini yeniler. Yazda kışta
ayrı değildir. Yorumda kendine göre yol ararsın. Kendin yoruma uysan, sözü
tatlıya bağlarsın. Ruhundaki dumanı attığından, yükünü
hafiflettiğindendir. Aslında beni değil, YÜCE ALLAH'ımı özlersin,
benim adımla dile getirirsin. Ben de YÜCE ALLAH'ımı ŞEMS'te dile
getirmiştim de sonra düğümü çözmeye çalışmıştım.
6 Tembih edici
oluşu. Ne var ki, azında. Beyinde çalışmayan tembel sinirleri. Azını
faydalı dedik. Sende esir olma hali var, esir etme değil. Esir
ettiğin gün, faydalı olur. Gün-gün dedik.
ALLAH'a ısmarladık
LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH