31 Ağustos 1978 Kadir Gecesi

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yüzden güzeli, gönülden özeli gördük, cümlenizi selamladık.

2 Altın dolsa kutuya, güzel denir kötüye. Ayrı düşse yolundan, yolunda yoldaşından; sözden sözü atardı, dilediğini tutardı. Güzellik, her olayda; gönüller, her dolaydadır. ALLAH'ım cümleden RAZI olsun, sohbetimiz dostlar ile BİR'lik bulsun.

3 Aydın geldik gülenden, DOST'u sorduk sevenden. 'Ne sarıdan, ne mordan, ne yeşilden, ne maviden ayrı kalmaz.' dediler, her rengi birbirine bağladılar.

4 "Gerçeği aldık bildik, gerçeği gördük sevdik." dedi, MERYEM söze girdi:

5 " 'Dağda ağaç dolaydı, dalı ele geleydi, sözümüz yerini bulurdu.' diyene de ki: 'Dağda ağaç doludur, dalı Dost'un elidir, DOST cümlenin YARİ'dir.' Sevdik geldik, geldik gördük, her sohbette sözümüz verdik.

6 Gedik açıldığı gün, yerini bulduğu an, rengin önemi vardır. Güneş kainatta yerini elbet değiştirmez. Ne var ki, renginde özelliği görülecek, her gönülde BİR'liğin resmi örülecek."

7 "Yerden taşı alayım, yolu düzde bulayım." dedi, YUNUS'um söze girdi:

8 "MERYEM ile söyleştik, yerli yolda buluştuk, sohbet diye söyleştik. 'Kimden? Kime?' diyelim, her sofraya aşımızı koyalım." dedi, sohbette serimizi müjdeledi. ('Yerimiz, bilinenden midir?' denir.) EYVALLAH.

9 "Gemiyi alsan ele, sözünü versen dile; gerçeği diyeceksin, sohbete bal misali gireceksin." dedi, PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

10 "Geldik gülene, verdik sorana, 'Nerden geldin, nerden buldun, nerde durdun?' diyene sözüm; gün gibi geldim, güneş gibi verdim, gece gibi kayboldum, ne var ki gönüllerle kalboldum. Derdest olduk bilenle, AŞK'ı ile dolanla; kainat açık, 'YARATAN BİR.' diyenle, demde günü seçenle.

11 'Günün seçileni denildi, ayrıya nasıl düşüldü?' denir. Konu, YARATAN'ın; 'Yazmaktan daha çok, yaymakla görevlendirdiği kullarından olunuz.' Dediği gündür, seçilen gün. Yeminden uzak kaldığımız, sadece O'na yöneldiğimiz, 'O'ndan geldi.' diye her varolanı sevdiğimiz gün; seçilen gündür.

12 'Demden murat nedir?' denilir. Anda cümlemiz beraber, cümleniz gibi. BİR'liğe geldik, BİR'liği bulduk, öyle ise yemin gerekmez.

13 Bilenin bildiği, VEREN'dendir. Sohbetimiz açıktır, yapıya göre değil, kapıya göredir."

14 "Yerden göğe selam." dedi, sohbeti ALİ aldı:

15 "DOST elinden görelim, DOST sohbeti kuralım, AŞK ile BİR'liği bulalım, bulduğumuz her hale 'Şükür.' diyelim.

16 Aldığımız yerindir, AŞK'ımız derindir. 'Derde deva?' derseniz; gönüllerde açılan, her olayda seçilen, elden ele geçilen, bardaklara dökülen alış veriş birliktedir, her dilenen gürlüktedir. Sevdiğimiz BİR'dir, Sevgili'miz O'ndan. Sevgi dosttan dosta aşıldıkça, köprü misali geçilir, geçtiği her yerde, bulduğu her kulda 'o'ndan nefes görülür. Selamı'nı getirdik, cümle ile bildirdik." dedi, ALİ yürüdü. 

17 "Kuzu koyun meleşir, kulu kulla halleşir. 'Aldık, verdik.' diyelim, TOKTAY diye anıldık, söze girelim." dedi, MERYEMOĞLU sözü aldı:

18 "İki göz birbirine eşittir, kaş ile göz çeşittir. Kimden kime geldiğimiz, kimden neyi bulduğumuz sorulur. Kaşık elde olduğu, sohbette bulunan her kulu çorbaya kaşık çaldığı müddetçe; sözümüz vardır, var olacaktır, kainat bilmeyene dar olacaktır. Kayıtta her adı anılan, sevgi ile birbirine bağlı olan her kulu, ötekine sevgi yayar, her seven verilene uyar. Deste BİR'dir, BİR'liktir, sevgi BİR'de çokluktur. DOST diyelim, her varolanı sevelim. Sadece kutuya dolan altını değil, çiçeğin yozunu tozunu sevelim. Dumanda kötüyü değil, gelecek güzeli görelim." dedi, MERYEMOĞLU sözü YAHYA'ya verdi:

19 "DOST ile dost kalmayı bilenin, postta yeri alınır; DOST'un sözü bilinir, her halde, her kulda O'ndan sözü edilir. Yersiz olan söz kalmaz, yersiz sözün değeri dağdan inmez. 'Kaydını.' dedik, daha önce verdik. 'Değersiz söz.' denilse de, gün geldikte o da değerini bulur, binadaki noksan görülen yerde kendini buldurur.

20 Selam ile geldik, cümlenizi gönülden kutladık." dedi, cümle gelenler, cümlenizi selamladı.

21 ALLAH'ıma emanet olunuz, olduğumuz günde mutluluğu bulunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH