29 Eylül 1978

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yol aşılır, köprü geçilir, seven sevgili ile seçilir. Cümlenize selam olsun, her kayıt defterde yerini bulsun. 

2 Yerde aldığım, dalda gördüğümdür. 'Daldan aldım, sevdim yedim.' diyene de ki: VAROLAN yaratır, var ettiğine aratır. Doğuştan başlar, oluşta taşlar. Ne var ki, her taş eğitendir, kum misali öğütendir.

3 "Yeşil renge sarındım, mavi renge büründüm." dedi, YUNUS'um sözü aldı:

4 "Alı dalda gördüm, elma dedim yedim. Ne yediğimden, ne aldığımdan  kaygu duymadım. Aldığımı, yabana saymadım." dedi, YUNUS'um yürüdü.

5 "Yargı bizde kalmasın, kaygu kulu sarmasın, olumsuza gönül konmasın." dedi, YAHYA sözü aldı:

6 "Tahta perde aşılır, ötesine geçilir, uzun yolda koşulur. Aldığımı sorarsan, sadece sevdiğimdir." dedi, YAHYA yürüdü.

7 Alalım verelim, her var edileni görelim. Gördük sevdik, bilmeyene sunduk dedi isek, aldığımızı vermiş oluruz. 'Dayandığım nerde?' dersen: ikiye eklersin, dünya halinde beklersin. Dost alır, dost verir, HAK görür. Sepeti örenden sor, dostunu sevenden gör. Geçici olan, derdini soran, yarına defter açandandır. Koğuşta görülen her kul, birbirine şekil ile benzese de, hal ile ayrıdadır.

8 'Kaşık aldık, sohbete geldik.' diyen her kulun kaşığı boş kalmaz, sohbetimiz asla tükenmez. Gemiye gelenden, 'Yol benim.' diyenden, verdiğimiz geçerlidir. 'Olsa da versek, cümleyi aydınlatsak.' diyene, ALİ’nin sözü: "Aydın isek: gönülden aynaya bakarız, gönülde olanı öylece dökeriz. Kalan, cümleye yeterlidir. Mermer düze getirir, olay dize getirir; kulu bize buldurur, buldu ise oldurur."

9 'CAN bizde mi?' diyene de ki: CANAN'ı bildi isek, YOLU'nda buldu isek. AŞKI'nı almak değil, AŞKI ile yanmak, DOST'u dostta bilmek. Kendini sayıda bulma. Her olayda, kayda koyma. Değerin; bildiğin ile değil, olduğun ile ölçülür.

ALLAH'ıma emanet olunuz. 

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

(Resim çizdirilir: HAMZA DOST)

10 Ayağından geldiği, cümlenize verdiği, HAMZA DOST diye andığı denilir, selamına cümleniz katılır.