|
28 Kasım 1978 MEVLÂNA’yım ben! 1 Küçük büyük demedik, ham
meyveyi yemedik, geldik bulduk, cümlenizi selamladık. 2 Ayağı yere
bastıkça, su bardaktan taştıkça; yerimiz yönümüz olur, her olayda kul
kendini bulur. Çoğun olduğu yerde azın sözü edilmez, tatlı aşa
ekşi limon sıkılmaz. Dar geçitten geçtiğin, açık meydan seçtiğin
görülür, dilediğin duvar örülür. Koyun yününü verir, yünü sırtında görür,
duman dediğin erir. 'Aldığım ilaç?' dersin; dedik, daha verdik,
aşacağın köprüde yanında olduğumuzu söyledik. Saydığın gün
dönüşür, gemi dilediğin limana yanaşır. 'Kuru sebze yeme!'
dediğimiz; yediğin yerde, derinde zarar verir. 'Deri üzerinde
geçicidir.' dedik, daha önce verdik, egzama dediğin için söyledik. 3 DOST bildiğin, DOST
diye inandığın gerçektir. Yanımızda olana. Hekimden aldığın, bünyende
bulduğun, eldendir. DOST dedik. (Doktor için mi?) EYVALLAH. (Hayat, yaşamaya değer mi?) Her gün,
gelen günü açar; kul, inandığı yoldan niye kaçar? Aynayı eline verdik,
'Yerin, gönüldedir?' dedik, elden eli verdik. Ona de ki; 'Ayağımın
getirdiği, inandığımı götürmez, karakterime, kimsenin inandığı
katılmaz. Yoğun sisten çıkacağım, bildiğim yoldan
geçeceğim. Bildiğim yol; her zaman yardımcı olanlar, elimden
tutanların yoludur. İnanacak olan, sensin!' Kesin söz doktoru sevindirir,
karakter şaşması yerindirir. Göründüğün gibi olacaksın, elbet
yuvanı kuracaksın, 'Derdim neymiş?' diyeceksin. Keçiyi dağdan
alamazsın, kuzuyu elinden salamazsın. Gönlüne yatanı bulacaksın, yerini yuvanda
dolduracaksın, yerden gökten aldığına öylece inanacaksın. ALLAH'ıma emanet
olasın. 4 'Ayağımın
oluştuğu, acı ile alıştığı.' dersin. Papatya kaynat lapa
gibi, ayağına sıcak sar. Oğula de ki: 'Sorguyu yerinde versin, öylece
sargıyı bulsun. Tez olsa, ses verse; bildiğini, daha bilene
danışsın!' Aşağı derman diler, yukarı ferman söyler, her olayda
dağınık olanı gözler. DOST dilerse gülmeyi denesin, kendini doğruya
inandırsın, bildiğini inandırmaya çalışmasın! Kötü denilen olay
düzenini bulur, her kul kendi yönünde olur. 5 'Çare?'
denilir. Daha önce dedik; 'Ham meyve nasıl yenilir?' Eşyanın dili vardır,
kulunun eli vardır, her kulun gönlü dilemediği gün dardır. Dileyelim
olsun, şifasını bulsun. Keyif dene her olay, düzenin gelişidir. ALLAH'a ısmarladık 6 Sayfa dedik
açtık, sağdan alınanı seçtik. Olumsuz denilen, yersiz sözü edilen,
açılanın yeridir. Geçici dedik daha önce verdik. Kaygunu silesin. Bekle gör.
Kaşık elde geldikte, çorba tabağa girdikte, elbet yenilir; ne var ki,
önce çorbanın pişmesi beklenir. ALLAH'ıma
emanet olasınız. ALLAH'a
ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|