2 Aralık 1978

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kucak dedik açtık, sözü hemen seçtik. 'Yerimin olmadığı, günümün gelmediği.' denilmesin, ham meyve yenilmesin; yerimin yolumun dönüştüğü, güzel yönde oluştuğu bilinsin, geçici olana gönül konulmasın!

2 Koşuya giden at, önce kendi etrafında döner, sonra koşacağı yolda yerini alır; değişenden değil oluşandandır.

3 Değirmen susuz akmaz, kul görmezse bakmaz. Gördüğüne baktı, dilediğini ekti; 'Tutacak mı?' derseniz, HAK RAHMETİ'ni döktü.

4 Ona de ki: 'Elbet yazılan bozulmaz, sevilen ezilmez, olacağın güzelliği gündeki güzelliğini değiştirmez.'

5 Kayguyu silelim, sözümüze en başından gelelim, 'Aradık, sorduk, yazılana uyduk.' diyelim, sözümüzü öylece bağlayalım! Üzerine düşülmesin! Kendi kendini bulacak, 'Yaptığım, hata.' diyecek. Ne hastalık, ne ustalık, sadece geçici uyumsuzluk. Kuyuya değil nehire bakar, akan sudan yol tutar. Yeniyi bildiğimiz, her hale uyduğumuz açıktır. 'Hayırdır.' diyelim, geçici olanın kaygusunu silelim!

6 ALLAH'ıma emanet olunuz, üç sözümü iletiniz: O'ndan geleni itme. O'ndan gelmeyene niyet etme. Yerini bulacaksın, kendini çoban misali gütme. O'ndan gelen; yazındır. İttiğin; sözündür. Güdeceğin; yolundaki kozundur. El ele versin, kendini değil, sevgisini seven ile gütsün.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

(Resim verildi: KİMYA HATUN)

7 Resmini verdik, 'Gördüğün.' dedik. Tanıyacak, bilecek, 'ALLAH'ım.' diyecek. "Dem bu dem, bu dem olma ham." dedi, KİMYA HATUN selamladı.