23 Mart 1979

MEVLÂNA’yım ben!

1 Her olayda gelişen, her güzelde buluşan; dünden güne çelişeni kendine maletmez, olumsuzu hal etmez. Cümlenize selam olsun.

2 "Olduğu gibi gelsin, geldiği gibi bulsun." dedi, YUNUS'um selamladı:

3 " 'Hayret!' denileni, gayret ile oluşturamazsın. Oluşan, kendinden gelişendir. Kömürü çıra olmadan, ateşi çakmadan yakamazsın. Derman dedik, ferman bekledik, düzene sözümüz ile katkılı olduk. Yatan kuşu gözledik, uçan kuşu özledik, öten kuşu izledik. Ne bekledik ne gördük. Ava gittik avladık, suda balık tavladık. Göreni gözledik, seveni bekledik." dedi, YUNUS'um yürüdü.

4 AŞK'ım bende oluşur, seven ile doluşur, koşuyu bilen yarışır. Eski yeni demedik, kirli fistan giymedik, (Kirli fistandan murat nedir?) sohbet dedik doymadık. Kirli fistan, özlenmemiş destandır! Değişen, ne dünya ne de aydır, ne ok ne de yaydır. Askıda değişen sadece, dün bugün değişen fistanındır. Kesinti olmaz, bütünden ayrılmaz. Her yazılan bir öncekini tamamlar. (Yazılandan murat tebliğler mi?) Gerçeği alanın, sohbeti bilenin aldığıdır. Alınan; okunan değil, mal edilendir. 

5 OSMAN der ki: "Dağın aşıldığı dikenin geçildiği bilinsin, 'Sert geldi.' denen silinsin, 'DOST!' denilsin el verilsin, her var olan O'ndan bilinsin."

6 Geldik verdik, sorduk aldık. Ölçüye gireni, bilgide kalanı yorucu dedik. Vergiyi sadece bilginde değil, görgünde de paylaşırsan; oluşan atmosferde kendinden öteye geçmiş olursun, orada dilediğini bulursun.

7 Çiçeğin özü sanılır tozu. Çiçeğin yozu getirir yazı. Yoz dediğin etkisizdir. ÖZ dediğin katkısızdır. Demde eli verelim, elde gücü görelim. Aşağı geldi denileni yukarı çağıralım. Yaprak dünden oluşur, ağaç günde gelişir. (Ağaçtan ne murat ediliyordu DEDE’ciğim geçen tebliğde?) Koz aldığın, söz bildiğindir, ağaç gördüğün. Ne çelişir ne çatışır. Suyunu verdikçe, meyvesini alırsın. Aldığında, kemali bulursun. Ağaç, erdiren; meyve, oldurandır. Olduran, önce buldurandır.

8 Gözde sebep oluşmaz, akan suda buluşmaz. Balığın taze değilse, sofranda yer almaz. AŞK'ımız, oluşana değişene değil, gelişene verir. Ağacın gövdesinde yaşam süresi görülür. Her attığın adımda; O'ndan olduğunu düşün, O'ndan geldiğini, O'na gideceğini düşün! 'O'nda değil miyim?' dersen, kendini bulmuş olursun. 

9 'DOST!' dedik, Dost ile geldik, demde YAHYA'yı gördük:

10 "At elinden keseyi, geç gününden tasayı." dedi. "Ayna, senden bana döner; bana gelen Güneş'te, lamba söner." dedi, YAHYA yürüdü. (Hangi YAHYA DEDE’ciğim, YAHYA EFENDİ mi?) YM.

11 Kapısı açık geldi, gözü gönlümü deldi, destim su ile doldu, her dileyene kaldı. ALLAH'ıma emanet olunuz. Kahrı gecede, günü güneşte bulunuz. Gölge bizden gelemez, 'DOST!' demeyen gülemez, yüzme bilmeyen dalamaz, kul asla kahırda kalamaz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH