|
30 Mart 1979 MEVLÂNA’yım ben! 1 Geçmiş gelecek
değil, mevcut olan anımızdır. Güzel denen, günümüzdür. 'Dün mevcut
değil mi?' denilir; yerden değil günden sorulur. Geçmiş sözde,
gün gözdedir. Cümlenize selam olsun. 2 Sohbetin YUVA'da
verildiği, YUVA'da derildiği bilinsin. Değişen çelişen
sözünü alsan, gelmişi söz etsen, geçene gülsen; her yaptığın andadır. 3 Kemden söz eden, gamda
yol alandır. Çelişki odur. Aşamadığın köprüyü dar dersen, adım-adım
geç derim. Çünkü gelişende duruş yoktur. 4 "Sepeti örene sor,
sohbeti bilene sor, şerbeti içene sor." dedi, YUNUS'um sözü aldı: 5 " 'Her
hale uyarım, her sözü duyarım, her yolu bilirim.' diyenden uzak dur. Çünkü;
ilimin, bilimin sonu gelmemiştir, hududu çizilmemiştir. 6 Dönük
sanılan kulda yanılan gine kuldur. Her kul için dilenen, yoldur." dedi,
YUNUS'um yürüdü. 7 "Taze meyve yediğim söylenir, uçan
kuştan aldığım bilinir." dedi, ÇELEBİ sözü aldı: (EVLİYA'sı da var mı DEDE’ciğim?)
EYVALLAH. 8 "Doğru dedim, gergin ipte yürüdüm,
yorgun diye ayağı sürüdüm. Duvarın yıkığında, yaprağın
döküğünde rahata geldim dedim, tatlı rüyalar gördüm: 9 Dizi-dizi karınca, 10 Atılan katılan değil, birbirini
tamamlayan vardır. Ancak tamamlanır isen, dünya sana benim olduğum gibi
dardır." dedi, ÇELEBİ yolu yolcuya bağladı: 11 "Doyum uyumdadır, uyum suyundadır, denmesin
soyundadır. Aldım verdim bilerek, sevgi ile gülerek." 12 'Yapıyı alsak, cümle için kursak, hep içinde
olsak.' diyene sözüm: Dışında değiliz. 'Döndü değirmen
taşı, öğüttüğü ben olsam, un ile suyu bulsam, sofranıza
katılsam.' diyene sözüm: (f'ye mi acaba?)
Unumuz, suyumuz, gönlümüz bilinir. Katıksız vergimiz alınır. Uymam diyenin
değil, uymaya çalışanın yeridir. Aşacağımız yol bellidir.
Koşu değil. Çünkü koşu yarış içindir. Gönüller yarışa
değil, barışa amadedir. 13 Geçmiş gelecek diye onu söyledik. Her an
sohbeti adım-adım izledik. Sanılmasın vergimizi gizledik. Yaprak-yaprak
oluşur, her yaprak aynı ağaçta buluşur. (Yapraktan murat canlar mı DEDE’ciğim?) EYVALLAH.
Erik ağacına dut yaprağı katamazsın, aşı diye ekleyemezsin.
Eriğe, erik aşılarsan tutar, dut aşılarsan atar. Olay budur. 14 Taze balık yenilir denilen, gelmiş
gelecek silinir denilendir, ölmüş diye gömülendir. (Taze balıktan murat, an mıdır?) EYVALLAH. 15 Selam ile geldiğimiz, cümle diye
sevdiğimiz bilinir, sanılmasın bölünür. ALLAH'ıma emanet olunuz. ALLAH'a ısmarladık.
|