30 Kasım 1979
MEVLÂNA’yım ben!
1 Hayır günü anılır, her
güne öyle bakılır. Geldik, gördük, sevindik, cümleyi selamladık. Yönümüz
bellidir, hummalı olan yol tellidir. Gelmeyi dileyene değil, emrolana
uyulur. Dağlar taşlar aşılır, gelen gidene şaşılır.
'Neden? Nerden?' denilmesin.
2 "Dal kesilmez
bıçaksız, yol seçilmez burçaksız." dedi, YUNUS'um söze girdi:
3 "YAR'dan aldık
gözlemi, YAR'a duyduk özlemi. Aradık aşı, düşürdük başı,
yokladık taşı. Ne yola gelir, ne darda kalır." dedi, YUNUS'um yürüdü.
4 "Kahrı gönülden
sildim, her yola gözcü koydum. Bilene bilmeyene yaydım. MERYEM'e sözü
verdim." dedi, BABTİSTE sözü bağladı.
5 "Bol yağ
derdini siler, bol söz düzeni bozar. Almayı diledik, vermeyi yeğ tuttuk.
Her geleni, yerden göğe yumuşak olsun diye niyaza davet ettik.
Attığı temele göz ettik, gözden söze ilettik. Katkımız elbet olur. Yemin
denilen sözde kalır.
6 Basılan
toprak ne senin, ne benimdir. Her var olan SAHİBİ'nindir. Gölde balık
avlayan, tadını kendi bilir, kokusu etrafa yayılır. Deyme
toprak anaya, sövme toprak anaya. Her dilediğin gelişir, gelir sende
buluşur; bilinen birbirine karışır. YUNUS'un aldığını MERYEM de
alır. Onun için aynı dille söylenir. Güzelde yer bulan, güzelde olandır.
7 'Yağdan maksat nedir?' denildi, sözün
başına dönüldü. Yağ, zeytinin özüdür, aşının sözüdür. Açık
gelmeyen neden? Doğuşta kendini bileydin, söz açık gelirdi.
Ağacın meyvesi bilinir. Sayısı nasiptir." dedi, MERYEM sözünü
bağladı.
8 " 'Gel.' dediğim günden, 'Bil.'
dediğim güne dönsem, bilmeyene ben yansam; TANRI’mı inkar etmiş
olurdum." dedi, MUSA selamını iletti.
9 'Kaşık, eşik, beşik NUR'dur.'
denilir, her atılan adımda ADI söylenir. Katık kaşık ile alınsa, ocak
eşik ile bilinse, evlat beşiktedir. ALLAH'ım NUR'landırsın,
YUŞA'ya selamını iletsin. Kaçıp gelse kalabalıktan, 'Geç kaldım.' der. DOST
ile olan, sohbeti iletir. Konuk yolu açılır, açık yoldan geçilir. DOST selamı
iletilir.
10 "Aldım geldim 'Düz.' diye, dağa
baktım 'Toz.' diye, bilmeyene 'Yoz.' diye. Ben dünyayı bileydim, 'Dünya
bende.' diyeydim; ne 'Toz.' ne 'Yoz.' demezdim, kendime söz atmazdım.
Alacak, söz olsun." dedi, KAYGUSUZ söze girdi:
11 "Dünya küçük döndükçe, ateş bende söndükçe.
BİR olayım, BİR'de kalayım, her gelene ben bakayım. Bakmaktan maksat,
nazardır. Bilenden alanın, kendini bulanın, açık gelen aynadır ömrü.
12 Değişen yerde gelişen düzen
olur. 'Dağılan.' demedim, 'Değişen.' dedim. 'Çeşme açtım
suyu yok.' dersen, kaynakta ara. Ara ki bulasın. DOST diye andığın,
BEDİR diye sorduğun; geçmişi geleceği BİR bilen,
BİRLİK'te düzeni gören, el ele alan, dizini birlikte toprağa
vurandır. Ay misali geceye yön verir, bilmeyene gecede yönünü buldurur.
'Katı.' diye anılır. Cevize benzediği nereden bilinsin? Bilinse, kırılıp
yenilsin." dedi, KAYGUSUZ yürüdü. EYVALLAH. (Neye EYVALLAH, kime EYVALLAH?) (ŞEYH BEDREDDİN.) YM.
13 Anılan yolda değişen değil,
gelişen olur. 'Komşu komşuda ne bulur?' denilmesin. Gölgeye
çekilen, güneşe hata bulmasın. Derman ne onda, ne bunda, sadece
YÜCE'dedir. Düşte gördüğün güneş, yerini bildirir; ŞEMS ile
birliğini gösterir. 'Doğudan batıya...' dedik daha önce verdik.
Katıksız gelecek, vergisi bilinecek, her sahifede adı okunacak. YEMEN'de alınan
yumuşak hal ile cümlenize dağılacak. Selamını aldığınız, cümleye
bildiğiniz hali bildiriniz. Asla bölene itibar etmeyiniz. Bölenden maksat;
dağılana meyyal olan, 'Bende olan sende yok.' diyen, bileni bilmeyenden
üstün tutan. Bilen de bilmiyen de HAKK'ın kuludur. Her yol HAKK'ın YOLU'dur.
'Doğru.' da 'Eğri.' denilen O'ndandır, O'nadır. 'Gam.' demiyelim,
kaygu ekmeği yemeyelim. Dağılanı O toplar, eğileni O paklar.
Geldik, bildik ELHAMDÜLİLLAH. Kayguyu sildik, ELHAMDÜLİLLAH. Cümlemiz
selama duralım, HAK ADI'nı gönlümüzde cümle ile karalım. Güzellik ordadır,
kainat burda ise. Güzellik sendedir, kainat BİR'de ise. Sende kainatın
sırları vardır. Sende her varolan zerrenin sırrı vardır. Bilinen olmasa da,
'Bulunan...'denmese de, O'nun varlığı BİR'dir. Bildiğin zaman,
kendini sildiğin zaman; yol düzenedir, gün YAZAN'adır. ALLAH'ıma emanet
olunuz. Her gün bir önceki günden aldığınızı biliniz. Çokluk
BİR'liğe dönüştükte, 'Uyandım ALLAH'ım.' diyeceksin, her
aldığın güne şükredeceksin.
ALLAH'ıma emanet olunuz.
ALLAH'a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH