25 Ocak 1980
(1980 yılı
diğer devletler için olduğu kadar İslam alemi için de çözümü
cidden zor sorunları beraberinde getirdi. İLAHİ planın daima hayra
yönelik olduğu inancımıza rağmen, biz de bu endişeden kendimizi
büsbütün kurtarmış değiliz. Bu duygular içinde en yakın güven
kaynağımız sizden, insanlığın ve Türkiye’mizin geleceği
konusunda irşatlar rica ediyoruz.)
MEVLÂNA’yım Ben!
1 'Güzel yüz, güzel söz.’ denilir. Her anda dilenen
beklenir. Cümlenize selam olsun. Her dilenen niyazda, buluşsun.
2 Oluşandan sorulur. DOST ADI dilden dile
verilir. Dilden dile değil gönülden gönüle aktarılmalı. Öylece düzende
dilenen yere gelmeli. Daha önce dedik: Ak kuş dilenir, kara kuş
kovalanırsa, dilenen düzen mi oluşur? Ak kuş kara kuş aynı
oluktan su içmeli, öylece düşlenen düzene geçmeli. Kucak açtığın her
yavru, seni dost bilirse, büyüdükte sana güvenirse, arkasını dönmez, sevgisi
asla sönmez. Arıyı can yakar diye öldürürsen, balından mahrum kalırsın.
3 Demde YEMEN’de niyaz edilir. DOST SOFRASI, dilenen
sohbete açılır. Kar yağarsa toz gider, kar kalkarsa çoban sürüsünü güder.
Her olayın düzeni vardır, her düzenin YAZAN'ı vardır. Günü-günü okursun,
günleri sanma sen dokursun. Kendin alsan kendin bulsan, gine de yazılanı
okursun. Aklından yazılan değil, kalbinden gelene uyasın. ‘Ne demek?’
dendi. Düşlediğin her olayda kendi usunun ürünü diye yerli yersiz
kayguya düşersin. Gah gelişe uyar, gah oluşa şaşarsın.
Her çiçeğin oluşunda, yaprağın düzeni bilinir. Yapraksız çiçek
sevimliliğini yitirir. Demek ki, her var olan düzeni getirir.
4 “Elden ele tutalım, diledik adım atalım.” dedi,
YUNUS’um sözü aldı:
5 “Kütüğü attım yere, onda oturduğum süre.
Yorgun idim dinlendim, seyre daldım demlendim. ‘Gel, karınca.’ dedim dize
durdum, yuvasını göze verdim, bildiğimi bilmeyene serdim, ‘Ben serdim, sen
topla.’ dedim. Elbet, diktiğim ağacın meyvesini yedim.
6 Yerden yere verdiğin çiçektir, yerden ele
verdiğin böcektir. Kuldan kula verdiğin, sevgi diye derdiğin
elbet bir gün oluşur, cümle ile gelişir. Katı gelen destek bulsa,
elden ele atılsa, elini tutan olmaz, çünkü sert gelene kimse elini kaldırmaz.”
dedi, YUNUS’um yürüdü.
7 Küçük büyük alınsın, her düzende bulunsun, güzel
çirkin silinsin, meyve elde bölünsün, derman öyle dilensin. ‘Ferman verdim.’
diyenler ham meyveyi yiyenler, etekleri açsınlar taşı yere döksünler,
kuruyan ağacı söksünler yeni fidan diksinler. El ele versinler, ‘Bizim.’
desinler, fidanlara su versinler. ‘Güzel.’ desinler, güzel görsünler. Bir
düzeyde kalsınlar, öylece kainata gülsünler, güldürsünler.
8“ ‘Şarkı türkü.’ diyene, adımı söyleyene,
‘Derman sözde.’ diyene, (Bu
yazdıklarınız r hanıma mı DEDE’ciğim?) selam ile gelirim, ‘ABDAL’
diye anılırım. Destek HAK’tan oluşur, gönüllerde buluşur, güç öylece
birleşir.
9 Eylemin güzeline, GÜL’den gelendir derim, halden
verendir derim, sevgi dolandır derim. Güzel söyler, güzel beklerim. Elbet her
sözüme HAKK’ın ADI’nı eklerim. Eylem, sevgi eylemi olmalı, her kulu sevgide
oluşmalı. Ne var ki, aynı kanalda buluşmalı. Konuk yerini sorar,
yerde dengini arar. Aradığı dengidir, ‘Güzel.’ denen rengidir.”
10 Demde selama durduk, soruyu divana
ulaştırdık. 'Destek olunuz sevmeyi deneyiniz. Sevilmeyen itilir,
sevilmeyen atılır. ‘HAK yarattı.’ deyiniz, O’nun AŞKI’na seviniz. Seviniz
ki oluşsun.’ denildi. Cümlenize sevgileri sunuldu.
11 “AŞK ile geldik söze, AŞK ile girdik
ÖZ’e, AŞK ile durduk düze. Ne sen beni bilirsin, ne ben senden kalırım,
aynı dilde bulurum, aynı dilde olurum. Ben divanda kalırım, sen divandan
alırsın.” dedi, YUNUS PEYGAMBER selamını iletti.
12 Her kapı açılır düzdedir, her gönül açılır
sözdedir, her yol açılır gözdedir. ‘Selam’ diye gelir, selamında cümlenizi
bulur. SÜLEYMAN PEYGAMBER, divandan dönüşü müjdeler. (DEDE’ciğim, Divandan
dönüşten murad nedir açıklar mısınız?) Atamadığın adım nasibinden
olmayandır. Nasibe yazılanı bildiren, günde divandan verenlerdir, gönülleri
görenlerdir. Görgü, YEMEN’den açılan, YUVA’da seçilendir. (ç, içinden bir soru sorar)
EYVALLAH. (ç içinden yine
bir soru sorar) GARİP. Sözü, aynayı açarak verdik. (‘EYVALLAH’ niye veya kime? Bir
can ekler ‘GARİB’e’) (Benim düşündüğüme mi?) Evet.
13 (Eylemden
maksat nedir?) Konuyu açık verdik, ‘Ak ile karayı bir tutun.’ dedik.
Karayı alırsan beyaz eyleme geçer. Beyazı alırsan kara eyleme geçer.
Birliği bulalım. Birlikte olalım. Düzende yerimizi bilelim. ‘Yerimiz
nedir?’ denilir. Kulu olmak, kulluğumuzu bilmek. ‘Yerimiz’ denilen
‘tahtımız’ demek değildir. Ocak yanarsa, aşımız kaynar. Her yuvanın
aşı kendine benzer. Yapısını alalım, kendimizi bulalım.
ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH