1 Şubat 1980

MEVLÂNA’yım Ben!

1 Dağı taşı oyarsan, her sedayı duyarsan, ‘Yolumu açtım.’ dersin, hem güler hem gidersin. Cümlenize selam olsun. Duman bacada kalsın.

2 Gölge alandan olma! Yerden gelenin yerden bilenin alacağı, YÜCE’nin vereceğidir. HAK YOLU’nu bilirsen, ‘Kulu.’ deyip görürsen, geliş gidiş gayretten olmaz, bilen ‘Yersiz.’ demez. Geliş gidişten maksat, desteye düzen vermeğe çalışmak. Deste kulun düzeninde değil, sadece YAZANI'ndadır. ‘Dağılan nedir?’ denilir. Destenin dağılanı. Elden aldığın sadece düzende göreve talib olduğundur. Dünyanın her olayı, dilenenden değil düzenlenendendir. 

3 “Ayran aldım içmeğe, çiçek gördüm seçmeğe. ‘Güzel ne güzelmiş.’ dedim, nasibim olanı yedim.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

4 “Kahır da düzende, yatır da. Kahrı silersen, sabrı bilirsen, ‘Güzel günmüş.’ dersin, YUNUS misali aklını güdersin. ‘Sürüden mi alırsın, sorudan mı bilirsin?’ dediler, aklımı niye güttüğümü sordular. Duman, gelişene gölgedir.” dedi, YUNUS’um selamladı.

5 ‘Ayranı niye içtin, sözünü niye geçtin?’ diyene, ‘Yumuşak hale gülsem, kendimi öyle bulsam diye gönlümü dost eline verdim.’ dedim. Niyazımız dost için olsun. Yorumu günde kalsın, yaprak yerini bulsun, giden gelene selam versin. ‘Dost kimdir?’ denildi. HACI BAYRAM’dan aldık, yerine ilettik. Kaşık elde gelene, ‘Sohbet güzeldir.’ dedik, el ettik. Cümlenize selam olsun, her bilen niyaza dursun. ALLAH’ıma emanet olunuz. (Kimin için niyaz acaba?) Dost cümlenize selamını getirdi. (HACI BEKTAŞ’tan gelen vazifeli mi acaba?) ‘Yaprak yerini bulur.’ dedik, selamı yerine ilettik. Açık gelir, söz verir, kuşak yerini bulur. Her satır açılacak, her yoldan geçilecek. Doğuş, olduğu gibi bilinecek. ‘Seherde sefer var.’ diyen yanılacak. Katı gelen yumuşar. ALLAH’ıma emanet olunuz. Her yapıda, YUNUS’un kütüğü misali, oturacak yer bulunuz. Her kapıda anılacak yön görünüz. ALLAH’a ısmarladık. (DEDE’ciğim, ‘kuşak’ sülale soy anlamına mıdır?) EYVALLAH! Yorumu, günün konusudur.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH